4 minutes reading time (791 words)

Yolculuk İtalya'ya

colosseum-roma-italya-gez-gonlunce.jpg

Arkadaşlarımla gezi planı yaparken interrail bileti alarak Avrupa yolculuğuna çıkmaya karar verdik. Ben bu uzun soluklu yolculuğun İtalya ayağına katılacağımı belirttim. İşe öncelikle 16 Temmuz 2012 tarihli Roma'ya gidiş ve 22 Temmuz tarihli Venedik'ten dönüş bileti almakla başladım. Kalacağımız ve gezeceğimiz yerlerin hayalini kurup planını yapmak ise işin en zevkli kısmıydı. İnterrail biletiyle schengen vizesine dahil olan tüm Avrupa ülkelerine ve bu ülkeler içerisinde şehirlerarası seyahat edebilirsiniz. Bu seçim dar zamanda çok yer gezmeyi de beraberinde getirir. Böylelikle Roma, Pisa, Lucca, Floransa, Livorno ve Venedik'ten oluşan 7 günlük seyahat programımız başladı.

İtalya dendiğinde hep kültürüyle, köklü imparatorluk tarihiyle ve bir parça coğrafyasıyla bize benzeyen bir yer gelirdi aklıma. Roma'da iki gün geçirdikten sonra fikrim değişti. Roma hepimizin bildiği tarihi Aşk Çeşmesi'yle, İspanyol Merdivenleri ve Colosseum'uyla hayranlık uyandıran bir şehir ama bu şehirde herhangi biri gibi dolaşırken yani turistik mekanlardan sıyrılıp daha kent yaşamının bir parçası olmuş yerler seçtiğinizde aslında devasa taş yapıların ardında kentin müthiş bir doğası olduğunu görürsünüz. Kent yaşamının sıkışmışlığı içinde görmeyi unuttuğumuz doğal güzellikler bizzat Roma'nın merkezinde mevcut. Karşınıza çıkması hiçte tesadüf olmayan yeşil alanların içerisinde kaybolabilmek mümkün. Şehrin tam merkezindeyken binlerce kilometre uzağındaymışsınız hissini veren bu alanlar adeta Roma'nın size armağanı gibi. Birçok yerde yazılır çizilir ve söylenir... Roma görkemli yapılarıyla ve hiç bozulmayan mimarisiyle güzel fakat bir o kadar da insana kendini küçük hissettiren bir özelliğe sahiptir. Roma'da bulunup da bu hissi yaşamayan olduğunu zannetmiyorum. Kendinizi her ne kadar küçük hissetseniz de asla değersiz hissetmezsiniz. Hangi cadde olursa olsun adımınızı attığınız andan itibaren bütün arabalar durup sizin geçmenizi bekler üstelik hiç sinirlenmeden(!). Hatta bir keresinde park halinde olan bir arabanın önüne geçip su içmiştim. Pet şişeyi açıp içene kadar oldukça ağır davrandım. Önünde durduğum arabanın içinde şoför varmış ve hareket etmek üzereymiş. Büyük ihtimalle korna çalarak bende panik yaratmak istemedi. Beni beklediğini fark ettiğimde özür dilemek istedim. Onun için her şey normal görünüyordu, oldukça sakin karşıladı. Belediye otobüsüne bindiğimde şoförün müzik dinlerken hafif hafif dans ettiğini fark ettim. Yol sorduğumda kağıt kalem çıkarıp çizdi ve iyi dileklerde bulundu. Bunun tesadüf olabileceğini düşünürken geçen zaman bana gösterdi ki evet burada insanlar sakin. Kimse kimseye öfkelenmiyor, bağırmıyor çağırmıyor. Agresif bir toplumda yaşamının oldukça yorucu olduğunu bir kez daha anlamış oldum.

a1sx2_Thumbnail1_piazza-venezia-meydani-roma-italya-gez-gonlunce.jpg a1sx2_Thumbnail1_ask-cesmesi-roma-italya-gez-gonlunce.jpg

Yolculuğumuz Pisa'ya devam ederken gördüğüm sayısız heykel gözümün önünden geçti. Pisa'ya vardığımızda gün kararmak üzereydi ve gün ışığında Pisa Kulesi'ni görebilmek için adeta koştuk. Alacakaranlıkta yakalamış olsak da önümüzde tablo gibi duran bu beyaz mermer oldukça aydınlık görünüyordu. Pisa alışıldık İtalya şehirlerinden biraz farklı. Şehirden çok küçük bir kasabayı andırıyor. Pisa'yı farklı kılan buranın bir öğrenci şehri olması. Gençlerin çoğunlukta olması burayı her an canlı kılıyor. Adı geçen şehirler içerisinde yüzümü gerçekten gülümseten, kendimi uzaktan değil de buradan biri gibi hissettiren tek şehir Pisa oldu. Küçüklüğü ve sıcaklığıyla buraya tekrar gelmeyi isterim dediğim yerlerden biri Pisa.

Floransa'yı talihsiz bir zamanda gezmiş olduğum için sanırım bu şehrin hakkını veremeyeceğim. Bunaltıcı bir sıcakta insanların arka arkaya trafik oluşturduğu üstelik bu trafiğin sıkıştığı bir zamanda Rönesansın doğduğu bu şehri duyumsayabilmek pekte mümkün olmadı. Yazın İtalya'nın çok sıcak olduğunu kesinlikle söylemeliyim.

a1sx2_Thumbnail1_santa-maria-del-fiore-katedrali-floransa-italya-gez-gonlunce.jpg a1sx2_Thumbnail1_vecchio-koprusu-floransa-italya-gez-gonlunce.jpg

Lucca Floransa ile Venedik arasında bir şehir. Yolumuz düşmüşken uğradık. Bu yolculukta anladım ki bazen adı duyulmamış çokta önemsenmeyen kimi yerler aslında çokta etkileyici olabiliyor. Belki okuyanların bile adını duymadığı ve benimde elimizde harita nereye gidelim diye bakarken fark ettiğim bu şehir, iki saat bile kalmış olsanız sizi bu dünyadan alıp başka bir zaman boyutuna taşıyacak kadar güçlü bir etkiye sahip. Her şeyden önce bugüne kadar hiçbir şehirde görmediğim dairesel bir yerleşim biçimi var. Ortada yuvarlak bir meydanı var ve bütün şehir bunun etrafında kurulmuş. Takı tasarımına özel ilgisi olan biri olarak hayatımda gördüğüm en güzel küpeleri buradan aldım, hem de öyle yüksek maliyetlerle değil. Tıpkı hayatımıza giren insanların bize ne verip bizden ne götüreceklerini bilemediğimiz gibi gittiğimiz yerlerinde bize neler yaşatacağını neler kazandıracağını bilemiyoruz. Bence sadece bu yönüyle bile gezmek güzel. 

Livorno Futbol dışında adını pek duyduğumuz bir yer değil. Reklam yapılmamasının nedeni burada göze çarpan yoksulluk olsa gerek. Her şeyin bir görünen bir de görünmeyen yüzü vardır. Livorno İtalya'nın görünmeyen yüzü olsa gerek. Sokaklarında yürürken tedirgin olduğum tek şehir burası oldu. Yoksullukla beraber suç oranının arttığını biliyoruz ama bunu hissetmek insanlığımız adına utanç verici.

a1sx2_Thumbnail1_lucca-dan-bir-goruntu-italya-gez-gonlunce.jpg a1sx2_Thumbnail1_livorno-dan-bir-goruntu-italya-gez-gonlunce.jpg

Son durak noktamız olan Venedik bence Dünya'nın en özel şehri. Tren istasyonundan çıktığınızda teknelerin, küçük feribotların, gondolların yani suyun sizi karşıladığı başka bir şehir yoktur herhalde. Apartmanların önüne park eden kayıklar. Bizde arabayı yeni kullanmaya başlayınca sonuna kadar müzik açıp sürat yapan gençler gibi teknelerinin son hızına basıp müzik yayını yapan gençleri görmek öylesine güldürdü ki... Araçlar değişse de amaçlar hep aynı ve insanlık hep aynı...

Ben Venedik'te illa gondola binin diyenlerden değilim ama Venedik'i mutlaka görün derim. Eğer bahsettiğim şehirlere bir gün yolunuz düşerse Roma'da dondurma yemeyi, Venedik'te şarap içmeyi, çok ucuz olmayan bir yerde pizza ve lazanya yemeyi, İtalya'nın eşsiz kahvelerinden tatmayı unutmayın.

a1sx2_Thumbnail1_san-marco-I-venedik-italya-gez-gonlunce.jpg a1sx2_Thumbnail1_san-marco-II-venedik-italya-gez-gonlunce.jpg
Bir Gaziantep Gezisinin Olmazsa Olmazları
Kana Kana Cannes'amamak!

İlgili Yazılar

 

Yorum (0)

There are no comments posted here yet

Yorumunuzu bırakın

Posting comment as a guest. Sign up or login to your account.
Ekler (0 / 3)
Share Your Location

Bizi takip edin