Varanasi ve Hindistan Gerçeği

Varanasi ve Hindistan Gerçeği

21.06.2014
İkinci haftasonu için Brezilyalı arkadaşım Francisco'yla Varanasi'ye gitmeye karar verdik. Duyduk ki burası Hindular'ın kutsal saydıkları şehirlerin başında geliyormuş.

Geçen hafta Rishikesh'e giderken yollarda çok yorulduğum ve Hindistan şartlarında fazla para harcadığım için tren kullanma zamanımın geldiğini düşündüm. 4 gün önceden zar zor iki kişilik yer bulduk (3AC denen klimalı sınıf) ve Cuma akşamı trene bindik. Gayet rahat geçen 14 saatlik bir yolculuktan sonra sabah saatlerinde Varanasi'ye vardık. İstasyondan çıkmamızla taksi ve tuktuk şoförlerinin saldırısına uğramamız bir oldu. Hepsi bizi çok ucuz fiyatlara güzel olduğunu söyledikleri otellere götürmek istiyordu. Sonunda teslim olduk ve en güvenilir bulduğumuz tuktuk şoförünü seçtik. Şoförler otellerden komisyon aldığı için normalden daha uygun fiyatlara götürüyorlar. Neyse gittik bir Guest House'a, yer güzel ve ucuzdu. "Merkeze yakın mı?" diye sorduk, "Tabi ki, hemen şurası." dediler. Biz de yerleştik. Sonradan gördük ki 20 dakikalık bir yürüme mesafesi varmış, ama kıyıya çok yakın olduğundan pek sorun olmadı, keyifle yürüdük sahilden sahilden. Yerleştiğimiz yer bize bir de paket sundu: Şehirdeki önemli noktaları tuktukla gezme ve gün doğumunda kayık turu, kişi başı 300 rupiye (12 tl). Kabul ettik biz de, belli bir planımız yoktu zaten. Hemen yola koyulduk. Başlangıçta çok da ilgimizi çekmeyen küçük küçük bir sürü tapınak dolaştık. Şoförümüze buna bir son vermesini söyleyince bizi Budizm'in 4 önemli hac merkezinden biri olan Sarnath denen bölgeye götürdü. Burada çok güzel yapılar var, her yerde Buda heykelleri var.

b2ap3_thumbnail_1-varanasi-hindistan-sarnath.jpg

b2ap3_thumbnail_2-varanasi-hindistan-sarnath.jpg

Akşama doğru asıl görülecek yer olan nehir kenarına indik. Kıyı şeridi bölümlere ayrılmış ve bu bölmelerin her birine ghat deniyor. Bu ghatlar onlarca yüksek basamaktan oluşuyor. Dediklerine göre bu basamaklar Muson yağmurlarıyla birlikte yok oluyormuş. Yani Haziran'dan sonra gitmek çok mantıklı değil. Kıyı şeridi Hindistan'da görmeyi hayal ettiğim tablonun kilometrelerce uzanmış haliydi. Oldukça güzel ve etkileyici bir manzara. Sahilde yürüdükçe binbir çeşit insan gördüm. Nehirde giysilerini yıkayanlar, kendini yıkayanlar, kayık inşa edenler, kriket oynayan çocuklar, müşteri arayan kayıkçılar, yaklaşıp "haşhaş smoke" diyen gençler...

b2ap3_thumbnail_3-varanasi-hindistan-shivala-ghat.jpg

b2ap3_thumbnail_4-varanasi-hindistan-ghat.jpg

b2ap3_thumbnail_5-varanasi-hindistan.jpg

En çarpıcı kısımlar ise ölülerin yakıldığı ghatlar. Varanasi'nin kutsallığı da buradan geliyor; ölü yakmanın en kutsal olduğu yer. Tüm Hindular burada yakılmak istiyor ama bu iş o kadar da kolay değil. Bir insan öldükten en fazla 24 saat içinde yakılmalı. Ayrıca yakma işleminde kullanılan odunlar da çok pahalı. Varanasi'de 2 tane ölü yakılan ghat var, biri büyük biri küçük. İkisinde de 7-24 işlem devam ediyor. Günde toplam 360 ölü yakılıyor ve hepsinin külleri Ganj'a atılıyor. Bu yerlerin işletmesini yüzyıllardır aynı aile yapıyormuş. 3 bin yıldır canlı tutulan 2 tane de ateş var. Biraz daha detaya girersek, yakmadan önce beden özel bir yağla kaplanıyor, aldığınız koku da bu yağın kokusu oluyor. Beden simsiyah olunca aileden bir erkek gelip sopayla kafatasını kırıyor ki ölen kişinin ruhu serbest kalsın. Erkeklerin göğüs, kadınların kalça bölgesi kolay kolay yanmıyor. Bu kısımlar Ganj'a atılıyor ve nehir kabul ederse bu kişi karma inancına göre başka bir bedenle dünyaya geliyor (reenkarnasyon). Kişi iyi bir hayat yaşamışsa daha üst bir kasta, kötü bir hayat yaşamışsa düşük bir kasta geçiyor ya da hayvan olarak dünyaya geliyor. Ancak bir kere hayvan olunca insana dönüş yok. Sürekli daha iyi bir hayata geçen kişi de sonunda cennete ulaşıyor. Böyle bir inanç işte. Beni en çok etkileyen olay ise gece vakti büyük ölü yakma ghat'ını ziyaretimiz sırasında gerçekleşti. Aynı anda 6 tane ölü yakılıyordu, karanlığın içinde sanki sadece ateş ve etrafı kaplayan duman vardı. "Ölü yakıcı" aileye mensup bir adam yanımıza geldi ve ölü yakma işlemi hakkında birçok bilgi verdi. Sonra arkadaki odun depolarını göstermek istedi. Nehir kenarından yukarı doğru tırmanmaya başladık. Bir tepeden yakılan ölülere yukarıdan bakıyorduk, duman ve küller gözlerimi yakıyordu; koku da çok yoğundu burada. Öksüre tıksıra devam ettik ve tonlarca odunun bulunduğu yere geldik. 3 bin yıldır yanan ateş de buradaydı. Ölen kişinin ailesinden biri buradan bir saman demetiyle ateş taşımak zorunda. Adam bir şey daha göstermek istediğini söyledi, biz de tanıtımdan hayli memnun kaldığımızdan takip ettik. Karanlık bir yerde başında siyah bir başlık olan gizemli bir kadının yanına gittik. Başta bize dokunup fısıltıyla iyi hayat, iyi iş gibi şeyler fısıldadı. Sonra adam 3 tane bina gösterdi ve "Buralarda ölmeyi bekleyen ama odun parası olmayan insanlar yaşıyo ve bu kadın da onlar için bağış topluyor." dedi. Bu güvenip de bir yerlere götürüldüğümüz kaçıncı seferdi sayamadım. Özellikle Varanasi'de biri size bir iyilik yapıyorsa veya bir yer gösteriyorsa bilin ki sonunda sizden para isteyecekler. Ne kadar yardımsever görünseler de istisnasını görmedim.

Neyse bizden para çıkmayınca çok sinirlendiler ve açıkça söylemek gerekirse bayağı bir korktum ama para vermeyi de reddettim. Usulca oradan uzaklaştık. Çok sarsıcı ve etkileyici bir tecrübeydi.

Her gün akşam saat 7'de en meşhur ghat olan Dasaswamedh Ghat'ında toplanan binlerce kişi önünde dini bir seramoni yapılıyor. Kurulan sahneye turuncu kıyafetler giymiş 5 genç Hintli yerleşiyor. Önlerinde şamdan, yelpaze, meşale gibi çeşitli eşyalar var, gösteri boyunca bunları kullanarak çok güzel şovlar sergiliyorlar. Hindu değilseniz de etkileyici bir dans ve ateş şovu olarak izleyebilirsiniz. Bir grup insan merdivenlere dizilirken, nehir de izleyicilerle dolu kayıklarla kaplı oluyor.

b2ap3_thumbnail_6-varanasi-hindistan.jpg

b2ap3_thumbnail_7-varanasi-hindistan.jpg

22.05.2014
Sabah 5'te kayıkçımızla buluştuk ve Ganj'a açıldık. Kayıklar ve kürekleri çok basit malzemelerden; kayık birleştirilmiş birkaç tahta parçasından, kürekler de bambu dalına çakılmış tahta parçalarından oluşuyor. Ama kullanılan ağaçlar çok dayanıklı. Yavaş yavaş tüm kıyıyı dolaştık, ölü yakma işlemi tüm hızıyla devam ediyordu. Sabahın körü olmasına rağmen tüm kıyı giysi yıkayan ya da sabunla yıkanan insanlarla doluydu. Bir ara kürekleri ben aldım ama akıntıya karşı kürek çekmek çok zor, en ufak harekette kayık dönmeye başlıyor. Çok keyifliydi.

b2ap3_thumbnail_8-varanasi-hindistan.jpg

b2ap3_thumbnail_9-varanasi-hindistan.jpg

"Varanasi'de ne yerim ne içerim?" derseniz, öyle eli yüzü düzgün bir restoran bulmak zor. En iyisi Guest House'ların ve otellerin restoran bölümlerinde yemek. İnsanlar sürekli buralarda yediği için malzemeler taze oluyor ve genelde lezzetli yemekler sunuyorlar.

 

Bu iletiyi değerlendirin:
Delhi 2
Rishikesh

İlgili İletiler

 

Yorum (0)

There are no comments posted here yet

Yorumunuzu bırakın

Posting comment as a guest. Sign up or login to your account.
Ekler (0 / 3)
Share Your Location