5 minutes reading time (1090 words)

Udaipur: “Göller Şehri ve Yarasalar”

Udaipur: “Göller Şehri ve Yarasalar”

Kocaman iki göl, etraflarında şekillenmiş yeşil bir dünya ve onları dağlardan izleyen kurak topraklar. Hindistan'ın ortasında ferah bir şehir, bahçelerden yola sarkan rengarenk çiçekler, yolda yürüyen süslü develer. Misafirperver ve güzel yüzlü insanlar. Ve güneş kaybolunca havayı karartan yarasalar...

Hindistan'da son 2 haftam kalmıştı ve hala görmek istediğim 5-6 şehir vardı. Hindistan'ın en eski ve yerleşik kültüre sahip bölgelerinin başında Rajasthan geliyor, burada güzel olduğunu duyduğum 4 şehir vardı. Uzun yol arkadaşım Francisco'yla bu 4 şehirden Udaipur ve Jaipur'a gitmeye karar verdik.

Delhi-Udaipur, Udaipur-Jaipur ve Jaipur-Delhi tren biletlerimizi klimasız (Sleeper) sınıftan aldık. Artık tecrübeli yolcular olduğumuzdan yolluklarımız belliydi: Evde hazırlanmış sandviçler, elma, muz, çikolatalı bisküvi ve bol su. Udaipur'a gitmek 13 saat sürdü. Islak ama keyifli bir yolculuktu. Pencereden sürekli rüzgar geldiği için sıcak çok da rahatsız etmedi.

Udaipur'a vardığımızda anladım ki güzel bir yere geldik; tren istasyonu çok kalabalık değildi, yerde yatan insanlar yoktu, peronlarda oturmak için banklar vardı ve en şaşırdığım şey ise 3 metrede bir ÇÖP KUTUSU olmasıydı. Çünkü Türkiye'de sokakta inek görmek ne kadar normalse, Hindistan'da da çöp kutusu görmek o kadar normal.

Neyse trenden inince dosdoğru turist bilgilendirme ofisine gittik. Artık bu kısım seyahatlerimin en can alıcı noktası olmuştu: Şehir haritası alma ve gidilecek yerleri belirleme. Görevli abiler çok yardımcı oldu, kafamızda bir soru işareti kalmadan istasyondan ayrıldık ve haritadaki en yakın yer olan küçük bir gölete doğru yola koyulduk. Tam göleti gördük ki yol kenarındaki küçük dükkanın önünde sütlü Hint çayı yapan dişlek bir amca bize seslendi, çay ikram etti.

b2ap3_thumbnail_SAM_4098.JPG 

Çaylar bittikten sonra bizden para isteyeceğine emindik ama o bizimle güzelce sohbet etti ve teleferik gibi bir aletle ulaşabileceğimiz bir tepe gösterip bizi yolcu etti. İpe asılı bu küçük kırmızı kabinde tepeye doğru süzülmek çok keyifliydi. Tepede tüm şehri görebildiğimiz bir görüş açısına ulaştık. Ön tarafta yan yana duran iki kocaman göl ve kenarlarına kurulmuş şehir merkezi, arkamızda ise Hindistan'da görmeye alışık olmadığım bir düzene sahip sokaklar ve çoğunlukla beyaz evler vardı.

b2ap3_thumbnail_1-udaipur-goller-sehri-ve-yarasalar.JPG

b2ap3_thumbnail_2-udaipur-goller-sehri-ve-yarasalar.JPG

b2ap3_thumbnail_3-udaipur-goller-sehri-ve-yarasalar.JPG

Tepeden döndük ve haritada gördüğümüz City Palace denen eski bir saraya gittik. Yüzyıllar önceki Hint yaşamı gözümde canlandı; kullandıkları eşyaları gördüm, yaşadıkları odaları dolaştım. Fotoğraf çekmek yasaktı. Bana göre çok doğru bir uygulama. Sürekli fotoğraf çeken insanlar (ben de dahil) tarihi mekanların o gizemli havasını yok ediyor.

b2ap3_thumbnail_5-udaipur-goller-sehri-ve-yarasalar-city-palace.JPG

b2ap3_thumbnail_SAM_4279.JPG

b2ap3_thumbnail_SAM_4281.JPG

Göl kenarındaki bu güzel sarayda 1 saat geçirdikten sonra şehir merkezine yürümeye devam ettik. Yanımıza aldığımız yolluklar tükenmişti, güzel olduğunu düşündüğümüz bir restoranın çatı katına çıktık. Hindistan'daki joker yemek tercihimiz olan Thali (4-5 çeşit köri ve sebze yemeği + ortada pilav + yanında Hint ekmeği chapati) siparişi verdik. Yemek beklerken boş oturan garsonların izlediği diziye bir göz atayım dedim, atmaz olaydım. İlk dakikalarda bir adam mutfakta karısını bıçakladı ve bizim yemekler gelene kadar öldürdüğü karısını gelen misafirlerden saklamaya çalıştı.

Tekrar dışarı çıktığımızda öğle saatleriydi, epey uzak bir dağın tepesindeki kaleye gitmeye karar verdik. Tüm şehir merkezini yaya olarak katettik. Ardından devletin kontrolündeki sabit ücretli jiplerle tepeye tırmandık. Tepe çok yüksekteydi, haliyle manzarası da bir o kadar etkileyiciydi. Burası çok eski bir konak ya da saraydı ve kafamdaki perili köşk resmiyle bire bir örtüşüyordu. Kuzey Hindistan'daki yeşilliklerin aksine buradan görülen manzara kurak bir iklimi gözler önüne seriyordu. Yukardan gördüğüm göl ve çevresindeki yeşil dünya, bir çölün ortasındaki serap gibiydi.                                                                                                       

b2ap3_thumbnail_SAM_4235.JPG

b2ap3_thumbnail_SAM_4236.JPG

Merkeze döndüğümüzde yapılacaklar listemizde sadece bot turu kalmıştı, onu da günbatımına bıraktık ve 2 saatimizi alışveriş yapmaya ayırdık. Burası küçük bir şehir olduğundan özellikle tekstil ürünleri hayli ucuzdu. Hindistan'daki son haftalarımız olduğundan birkaç hediyelik eşya da aldık. Güneş artık iyice alçalmıştı, bot turuna katılmak üzere sabah ilk durağımız olan gölete doğru geldiğimiz yolu geri yürümeye başladık. City Palace'ın önünden geçerken Hint ordusu bando takımının provasına rastladık ve uzun süre ilgiyle onları izledik.  

b2ap3_thumbnail_6-udaipur-goller-sehri-ve-yarasalar-city-palace-bando.JPG

Yolumuza devam ederken yanlışlıkla bir meyve bahçesine girdik. Tüm ağaçlar kapkara meyvelerle doluydu. Biraz dikkatli bakınca anladık ki bunlar meyve değil, uyuyan yarasalarmış! Geçirdiğimiz şoku atlatmak ne kadar zor olsa da yola devam ederek sabah bize çay ikram eden amcanın dükkanına vardık, birer çay daha içtik gün batımında. Bize bot turundan sonra kendi evlerine gidip yemek yemeyi teklif etti, biz de yerel bir Hint evi görecek olmanın heyecanıyla kabul ettik, cüzi bir ücret karşılığında tabi.               

Bot turuna güneş tupturuncu parlarken başladık. Göl ve çevresindeki yapılar bu turuncu ışıkla şahane görünüyordu. Ayrıca gölün ortasında da adacıklar şeklinde güzel görünümlü binalar vardı. Bu güzel yapıların arasında süzülürken Hindistan'da değil de İtalya'nın güneyindeki bir şehirdeymişim gibi hissettim kendimi; kötü ve acımasız bir düşünce, biliyorum. 1 saatlik turun ardından tam kıyıya yaklaşıyorduk ki güneş ufuk çizgisinde görülmez oldu. Güneşin ortadan kaybolmasıyla kıyıdaki ağaçlardan siyah bir bulut yükselmeye başladı. 10 dakika sonra üstümüzdeki gökyüzü yarasalarla kaplıydı, bazıları birkaç metre yakınımızdan geçiyordu. Baştan hissettiğim korku yerini tarifi olmayan bir heyecana bıraktı. Brezilyalı dostum da ben de böyle bir şey olacağından habersizdik, fazla konuşmadan yüzümüzde şaşkın ifadelerle yarım saat öylece kıyıda kalakaldık. Meğer Udaipur göller şehri değil, yarasalar şehriymiş.                                                                                                           

b2ap3_thumbnail_SAM_4362.JPG

b2ap3_thumbnail_7-udaipur-goller-sehri-ve-yarasalar.JPG

b2ap3_thumbnail_8-udaipur-goller-sehri-ve-yarasalar.JPG

Çaycı amcanın yanına döndüğümüzde dükkanı kapatmış bizi bekliyordu. Tuktukla onların evine gittik, karısı da çok güler yüzlü ve iyi bir kadındı. Evi bizim amcayla çocukları kendi elleriyle yapmış. 3 odalı, odaları yataklardan ve bir televizyondan oluşan duvarları yeşil boyalı bir evdi. Biz içeri girerken sokaktaki bir köpek de bizimle içeri girdi, bir köşeye kıvrılıp yattı.

b2ap3_thumbnail_SAM_4449.JPG

Biz balkonda oturup beklerken teyze mutfakta yemekleri hazırlamaya koyuldu, amca da önemli olduğunu söylediği bir kriket maçını izlemeye başladı. Yol arkadaşımla geçirdiğimiz uzun günün kritiğini yaptık, hava kararmıştı artık. Trenimize az bir zaman kaldığını söylediğimizde "Oğlum sizi motorla iki dakikada götürür" dedi amcam. Yemekler hazırdı, çok aç bir şekilde yemekleri yemeye koyulduk. Biz yedikçe teyze tabakları dolduruyordu. Uzun bir süreden sonra ilk defa tıka basa yemek yedim. Son olarak da tatlı yiyip çay içtik, amca ve teyzeyle sobet ettik. Geçen sene Fransız bir gencin iki ay onlarla yaşadığını öğrendik, süpermiş! Artık 20 dakikamız vardı; oğulları geldi. Onlara defalarca teşekkür ettikten sonra üç kişi ve iki büyük çantayla bir motora bindik, yola çıktık. Yarı yolda benzin bitti, bizim amca hemen başka bir motorla yetişti imdadımıza sağolsun. Sonuç olarak 10 dakika kala trene yetiştik ve Jaipur'a doğru yola çıktık...

İstanbul’da Bir Masal Topluluğu: Şifahen Masallar
Dharamsala: Tibet’in Büyüsü

İlgili Yazılar

 

Yorum (0)

There are no comments posted here yet

Yorumunuzu bırakın

Posting comment as a guest. Sign up or login to your account.
Ekler (0 / 3)
Share Your Location

Bizi takip edin