4 minutes reading time (717 words)

Sanata Doyulan Başkent - Viyana'dan İzlenimler

sanata-doyulan-baskent-viyana-dan-izlenimler-foto-by-dilek-turan-viyana-avusturya-gez-gonlunce.jpg

"72 saatte Viyana" söyleminden esinlenerek düştük yine yollara.

Uçuş saatimize uygun olarak yaklaşık 1 saat 50 dakika sonra Orta Avrupa'nın en büyük kentlerinden biri olan Avusturya'nın başkenti Viyana'dayız.

Daha havaalanına attığımız ilk adımlarda kent, bize kendini sunmaya başladı.

Gelmeden önce oluşturduğumuz programlarımıza dair görseller gelir gelmez bizi epeyce cezbetti. Çıkış için yürüyüş yolumuzda Strauss Cafe ve yine Strauss'un eseri Tik Tak Polka'nın notaları ile süslü duvarlar, G. Klimt'in ünlü eseri Kiss'in görselleri...

İlk iş olarak saatlerimizi 1 saat geri aldık ve Vienna Card ofisine uğradık. 3 günlük kullanım hakkı olan kartın fırsatlarına 20 Euro vererek ulaşıyoruz. Öğrendiğimiz kadarıyla metro ve otobüs gibi sıklıkla kullanılan ulaşım araçlarının biletleri 2 Euro civarında. Bu durumda müze dışı kullanımlar için bile her halukarda Vienna Card'ın çok hesaplı olduğu kanısındayım. İlk kullanımınızda makinalara okutup tarihini bastırdıktan sonra size bir daha kart sormuyorlar. Bazı müzelerde indirim esnasında görevliler kartı görmek istediler o ayrı. :)   

a1sx2_Thumbnail1_the-vienna-card-viyana-muze-karti-gez-gonlunce.jpg

3 arkadaş olduğumuz için ulaşım için taksiyi tercih ediyoruz. Bunun dışında daha önceden rezervasyon yaptırarak faydalanabileceğiniz CAX ve merkeze kadar sizi ulaştıran toplu taşıma araçları ile de bireysel ulaşım oldukça hesaplı olabiliyor.

Tesadüf o ki gidiş yolumuzda Yozgat'tan gelen Dursun ile karşılaşıyoruz ve biraz da milliyetçi duygularımız kabararak daha pahalı olmasına rağmen onun aracını tercih ediyoruz. Ödülümüz mini bir şehir gezisi oluyor. Caddeler geniş, trafik neredeyse hiç yok. Bisikletliler için ayrı akan güzergahlar...

Hem Avusturya hem de Macaristan sınırına yakın olan Slovakya'nın başkenti Bratislava'ya yaklaşık 60 km uzaklıkta olan Viyana, iki başkentin birbirine bu kadar yakın olması ile Avrupa'da neredeyse benzeri olmayan bir duruma imza atıyor.

Nisan ayındaki seyahatimizde kısa süreliğine Bratislava'da bulunmuştuk. Şehir merkezi küçük sayılabilecek bir yüzölçümünde ve yapılacaklar sınırlı olmasına rağmen içimiz o kadar ısınmıştı ki Tuna Nehri kıyısında yer alan kentte kalış süremizi uzatmıştık.

  a1sx2_Thumbnail1_sehirden-bir-goruntu-sanata-doyulan-baskent-viyana-dan-izlenimler-viyana-avusturya-gez-gonlunce.jpg

 

a1sx2_Thumbnail1_viyana-da-simitci-sanata-doyulan-baskent-viyana-dan-izlenimler-viyana-avusturya-gez-gonlunce.jpg   Resmi dili Almanca olmasına rağmen İngilizce yaygın konuşulduğu için zorluk çekmiyoruz. Hatta St. Peters Kilisesi'ne konsere gittiğimizde Türkçe broşür basılmış olduğunu gördük.

Genel olarak temiz ve bakımlı bir şehir olsa da kimi duraklarda çokça izmaritler gözümüze takıldı.

Çalışanların çoğunun Türk olduğunu gözlemlediğimiz durak büfelerinde yer alan menülerde gördüğümüz döner, dürüm, şekerpare ve "bayan eleman aranıyor" ilanları hoşça yüzümüzü gülümsetti.

Öyle ki sabah kahvaltılarımızın baş misafirlerinden simit de Viyana'da yerini almış. Belli bölgelerde diğer Avrupa şehirlerinde olduğu gibi Türk yerleşiminin arttığını gözlemliyoruz.

Bisiklet kullanımının çok yaygın olduğunu gördük ve alışık olmadığımız için birkaç kere bisiklet yolunda panik yaşadık. :)

Mimari olarak büyük alanları içine alması, yeşillendirilmiş adeta labirentlere çevrilen parkları ve peyzaja önem veriliyor olması hatta evcil hayvanlar için ayrılmış gezinti alanları ve gotik temsiller şehrin size sunacaklarından birkaçı. Özellikle sarayların büyük bahçelerinde koşanlara özenmedim değil.

Opera, bale ve klasik müzikle iç içe olan kentin geniş caddeleri kalabalığın sıkışıklığından kurtarıyor sizleri. Ünlü markaların birçoğunu bu caddelerde görmek mümkün. Heykellerle süslü çeşmeler caddelere ayrı bir hava katıyor.

Mevsim kendini sonbahara bırakırken kimileri yazlık kıyafetlerinden gayet memnun görünürken kimileri de montunu botunu çekmiş. Mağazalardaki fiyatlara şöyle bir göz attığımızda bot ve çizme fiyatlarının bizdekilere yakın olduğunu gözlüyoruz.

a1sx2_Thumbnail1_aksam-vakti-viyana-sanata-doyulan-baskent-viyana-dan-izlenimler-viyana-avusturya-gez-gonlunce.jpg   Yol üzerinde turistik formata bürünerek, Mozart dönemi insanlarının kıyafetlerini giymiş bilet satıcılarla karşılaşıyoruz. Müzeler genel olarak ulaşım için uygun yerlerde ve birbirlerine yakın olarak konumlanmış. İhtişamlı binalar daha içeri girmeden hayranlık uyandırıyor.

Toplu taşıma ile ulaşım oldukça kolay ve sefer saatleri de sık. Toplu taşıma araçlarında evcil hayvanların yasak olmadığını ve rahatlıkla taşındıklarını görüyoruz.

Seyahatimiz boyunca diğer Avrupa şehirlerinde parayla satın aldığınız mineralli sulardan çok daha lezzetli olan, ücret vermeden talep edebileceğiniz "tap water"ı içtik.

Servis elemanları genellikle kibar davranışlar sergileseler de bir iki yerde oldukça sert çıkışlarla karşılaştık. Bu üzücü durumlar anlatılanları doğrular nitelikteydi.

Ve Viyana'dan yurda dönüşte tatlı hatıralar için marketlerde ve bazı müzelerin hediyelik eşya bölümlerinde rastladığımız Klimt'in Kiss eserinin kapak motifi olarak kullanıldığı marmelatlardan satın alıyoruz. 

Mutfaklarımız için orijinal dekoratif objeler olacağını düşünerek aldığımız çay gibi kuru gıdaları saklayabileceğimiz yine ünlü ressamların eserlerinin konu edildiği çeşitli boylardaki kutular, bizdeki dokuz katı andıran geleneksel Manner gofretler, el yapımı çikolatalar ve tabi ki de badem ezmeli meşhur Mozart çikolatalar bavullarımızda yerini aldı.

a1sx2_Thumbnail1_el-yapimi-viyana-cikolatasi-sanata-doyulan-baskent-viyana-dan-izlenimler-gez-gonlunce.jpg   a1sx2_Thumbnail1_mozart-cikolata-sanata-doyulan-baskent-viyana-dan-izlenimler-gez-gonlunce.jpg

 

a1sx2_Thumbnail1_demel-deyiz-sanata-doyulan-baskent-viyana-dan-izlenimler-gez-gonlunce.jpg  

Uçağa binip arkamıza yaslandığımızda hiçbirimiz geri dönüş yolunda olmak istemiyorduk. Yeşiller içindeki kent bizi öyle içine almış ve etkilemişti ki ilk uygun vakitte yeniden bu topraklarda yer almak, müzelerdeki, galerilerdeki eserlerle doyasıya bütünleşmek, kafelerinde daha çok vakit geçirebilmek ve sokaklarını arşınlamak için yeni planlara başlamıştık. Bir ilanda yer aldığı gibi "dahilere ilham veren şehir" yakıştırmasını fazlasıyla hak ettiğini düşünüyorum.

 

Yeni keşiflerde görüşmek üzere,  

 

Beyrut'ta Son Akşam Yemeği :)
Lavantaların Peşinde

İlgili Yazılar

 

Yorum (0)

There are no comments posted here yet

Yorumunuzu bırakın

Posting comment as a guest. Sign up or login to your account.
Ekler (0 / 3)
Share Your Location

Bizi takip edin