4 minutes reading time (755 words)

Rishikesh

Rishikesh

14.06.2014
Hafta içleri çalıştığım için her hafta sonu farklı şehirlere gitmeye karar verdim. İnternetten araştırarak ve turizm ofislerinden bilgi alarak gideceğim şehirlerin listesini yapmaya başladım. İlk hafta sonumda ne yapacağımı düşünürken evdeki arkadaşlarım kiralanacak bir taksiyle Rishikesh'e gitmeyi teklif etti. Zaten araştırmalarımda da Rishikesh'in Hindistan'a gelen turistlerin ziyaret etmesi gereken yerler arasında olduğunu görmüştüm. Burada birçok "turist aktivitesi" yapmak mümkün: Ganj nehrinde 20 km'lik rafting, kaya tırmanışı, nehir kenarında kamp yapma, ip atlayışı... Kuzey'de bulunduğundan dolayı da serinlemek için çok cazipti. Kabul ettim ben de.

Cumartesi sabaha karşı yola çıktık. Şaşırtıcı bir şekilde yollar ve sokaklar bomboştu. Bir süre müzik açarak ve oyunlar oynayarak keyifli bir yolculuk yaptık. Yolda durup kahvaltı ettik. Türkiye'de olduğu gibi şehirlerarası yollarda bizimkilere benzeyen dinlenme tesisleri var. Tereyağlı ve ballı ekmeklerle Hint çayı içerek karınları doyurduk. Yolculuk bir süre daha sakince devam etti. Yol kenarlarında sürekli küçük yerleşim yerleri var, buralarda insanlar daha doğal bir yaşam sürüyor. Her yerde çeşitli hayvanlar var (inek ağırlıklı) ve evlerin önünde insanların su ihtiyaçlarını karşıladıkları kuyular mevcut. Tam ön koltukta uyuklamaya başladım ki trafiğe girmeye başladık ve ilk defa Hindistan'ın çılgın trafiğinin içinde kaldım. Trafiğin sıkıştığı yerlerde bile insanlar sürekli ilerlemeye çalışıp iç içe giriyor. Yanımızdan geçen arabalara sürekli sürteceğimizi düşünüyordum ama araba tek çizik almadı. En kötü şey ise durmadan çalan kornalardı. Trafikteki her türlü iletişim kornalarla sağlanıyor.

10 saatlik bir yolculuğun ardından Rishikesh'e vardık. Bir turizm acentesiyle anlaşıp kalacağımız kampı ve katılacağımız etkinlikleri ayarladık. Kampımız 2 saatlik mesafedeydi. Tekrar yola koyulduk ama artık dağ yolunda ilerlemeye başladık, sürekli sert dönemeçler vardı. Ama bu sert virajlarda bile arabalar, kamyonlar, hatta motorlar bile çılgın bir hızla yollarına devam ediyor. Tek yaptıkları viraja girmeden korna çalmak.

Sonunda kamp alanının olduğu yere geldik, 1 saat kadar yürüdük ve kocaman bir asma köprüden nehrin karşısına geçerek kampa vardık. Muhteşem bir yerdi: Ganj nehrinin kenarında; yumuşacık, beyaza yakın kumlarla kaplı bir alanın üstüne kurulmuş çadırlardan, büyük bir çardaktan ve bir voleybol filesinden oluşuyordu. Vardığımızda zaten akşamüstüydü, çay ve bisküvi ikram ettiler. Biraz voleybol oynayıp kumlarda zaman geçirdik. Akşam yemeği paketimizin içindeydi ve çok güzeldi. Sonrasında da küçük atıştırmalıklar ve biraz daha Hint çayı takviye ettiler, hepsi lezzetliydi. Belki de turist olduğumuzdan yemeklerde normalde olduğundan çok daha az baharat vardı. Gaz lambasının etrafında oturup muhabbet ettik. Ay ışığında önümüzde duran manzara çok güzel ve etkileyiciydi. Gürül gürül akan nehir ve yüksek dağlar...

b2ap3_thumbnail_1-hindistan-rishikesh-kamp-emre-ekinci.jpg

b2ap3_thumbnail_2-hindistan-rishikesh-kamp-emre-ekinci.jpg

b2ap3_thumbnail_3-hindistan-rishikesh-kamp-emre-ekinci.jpg

Sabah nehirde yüzmek üzere erkenden uyandık. Akıntı çok güçlü olduğundan 5'li gruplar halinde ipe bağlanarak girdik. Su çok ama çok soğuktu, çünkü Ganj nehrinin kaynağına çok yakındık ve yakınlardaki birçok kaynaktan besleniyordu. Ardından yumurta ve kızarmış ekmekten oluşan güzel bir kahvaltı ettik, bol bol Hint çayı içtik. İnsanda gittikçe daha fazla içme isteği uyandıran bir çay. Rengi sütlü kahve kıvamında ama tadı ne bizim çaylara ne de kahveye benziyor. "Masala tea" dedikleri çay baharatlı (tarçınlı) oluyor. Masala genel olarak baharat demek galiba.

b2ap3_thumbnail_4-hindistan-rishikesh-kamp-emre-ekinci.jpg

Kahvaltıdan sonra da rafting yapacağımız yere doğru yola çıktık. Bizden başka rafting için gelen onlarca Hintli vardı. 8'li gruplara bölünüp sıramızı bekledik. Başımızda profesyonel biriyle açıldık nehre. Normalde sakin olan nehir bazı bölgelerde coşuyordu (dönüşlerde ve ani alçalışlarda). Bir sürü dalga bölgesi var ve hepsinin birbirinden komik adları var. Sakin olan yerlerde saldan atlayıp yüzdük, geri çıkmak biraz zordu ama zevkliydi. Yaklaşık 2 saat sürdü, sonunda vardığımız yerde de suya atlanan 12 metrelik bir kaya vardı. Hintli bir grup liderinin davetiyle ilk olarak gittim ve atladım, havadayken çok keyifliydi ama suya girince kulaklarımda müthiş bir basınç oluştu ve sudan çıktığımda kulak zarım çok hassaslaşmış gibi hissettim. Sonraki saatlerde gittikçe daha da kötüleşti ve su içerken bile acı çekmeye başladım. Rishikesh'teki son planımız yoga dersine gitmekti. Başlarda çok acı çektim ama ders bittiğinde bütün sıkıntım geçmişti. Bu andan itibaren yogaya olan saygım çok arttı. Yaptığımız hareketlerin ve nefes egzersizlerinin beni iyileştirdiğine eminim. İlk yoga yapışımdı ve çok zorlandım, çok da esnek değildim. Rishikesh'e 11 kız ve ben gelmiştik, yani sınıftaki tek erkek bendim. Hintli eğitmenimizin aksanı ve sürekli beni düzeltmesi de işimi birazcık zorlaştırdı. Ama yogayı çok sevdim ve devam etmeye karar verdim.

Gezinin sonuna geldik ve bu sefer gece yolculuğu yapmak üzere yola çıktık. Geliş zorlu geçmişti ama dönüşte yaptığımız gece yolculuğuyla karşılaştırınca hiçbir şeymiş meğersem. Tüm araçların uzun farları yanıyordu ve şehirlerarası yollar dâhil hiçbir yerde çift yol yoktu. Sürekli dibimizden geçen, farları gözleri kör eden ve devamlı korna çalan arabalar vardı. Sürücülerin o şartlarda nasıl araba kullandığını anlayabilmiş değilim. Yol boyunca kısık sesle Hint radyosu dinledik ve bir süre sonra önceden dinlediğimiz şarkıları tanımaya bile başladık. Sonunda eve vardığımızda tüm yol oturduğumuz halde çok yorgunduk. Çok ama çok güzel bir hafta sonuydu!

b2ap3_thumbnail_5-hindistan-rishikesh-yoga-emre-ekinci.jpg

 

 

Varanasi ve Hindistan Gerçeği
Delhi 1: Hoşgeldim Hoş Gördüm

İlgili Yazılar

 

Yorum (0)

There are no comments posted here yet

Yorumunuzu bırakın

Posting comment as a guest. Sign up or login to your account.
Ekler (0 / 3)
Share Your Location

Bizi takip edin