Blog

"Dünya bir kitaptır. Seyahat etmeyenler sadece bir sayfasını okur."
- St. Augustine

İsrail 1

israil-ben-gurion-airport-havaalani-gez-gonlunce.jpg

Gez Gönlünce'deki ilk yazılarıma 7-21 Şubat 2011 tarihleri arasında yaptığım İsrail gezimi anlatarak başlamak istiyorum.

Şubat'ın başı, güneş görmeden geçen iki haftadan sonra bir öğle saati kalkıyor uçağım, Berlin'den Tel Aviv'e uçuyorum...

Akdeniz, geride bıraktığım buz tutmuş denize (Baltık) hiç mi hiç benzemiyor, gülümsetiyor beni. Mutluyum.

Yaklaşık dört buçuk saat sonra Ben Gordion Havalimanı'na varıyorum. Yüzümde hâlâ bir Akdeniz gülümsemesi, sınırdan geçişle ilgili çıkması pek muhtemel sorunların hepsi silinmiş aklımdan. Sınır kapısında bana pasaportumu soran polise bile gülümsüyorum. O da pasaportuma şöyle bir göz attığı gibi -bir başka çeşit- gülümsemeyle karşılık veriyor bana (!) ve yandaki odada beklememi rica ediyor. Gözlerimdeki güneşi ve denizi alıp televizyonlu küçük bir oda veriyorlar yerine, bir de asık suratlı, sinirli dört-beş yolcu. "Hoşgeldin!" diyorum kendime, "Süt ve Bal" ülkesine.

Bir saatten fazla bekliyorum televizyonlu odada.

Sorgu-sual ya da açıklama yok. Pencereden giren güneş ışığıyla beraber içimdeki mutluluk-heyecan da zayıflıyor her geçen dakika. Ben de tarafımı asık suratlılardan yana alıyor, kafamı çok da verememe rağmen elimdeki kitabın sayfalarını çeviriyorum bir bir. "Tehlikeli Oyunlar"ın son sayfaları, Oğuz Atay'ı böyle bir zamanda "harcadığım" için bir de kendime sinirleniyorum.

Karşımdaki yuvarlak metalik saatin dediğine göre "bir saatten fazla" bana göre ise dört-beş saat gibi bir zaman sonra bir başka polis geliyor içeri, elinde pasaportum, "Buyurun, böyle geçebilirsiniz." diyor. Bir "Yaşasın!" diyorum içimden ama daha birkaç dakika öncesine kadar hissettiğim öfke ve mutsuzluk, gülümsemenin sönüşü, mutluluğun yavaşça hayal kırıklığına dönüşü, ona binlerce kez teşekkür etmeme engel oluyor

Kendimi raylara bırakıyorum. Yanlış durak. Bir durak geriye git. Hani herkes İngilizce biliyordu. Karanlık bastırmak üzere. Nerede kalmalı? Elimde büzüştürdüğüm şehir haritasının üstünde bir çam ve ev figüründen ibaret küçük bir hostel çarpıyor gözüme. Eh, zaten başka hiçbir alternatifim olmadığından en azından resepsiyonda İngilizce bilen birileri vardır umuduyla rotamı "çam-ev"e çeviriyorum. Otobüse binmek gerekmiş. Otogara yürüyorum. Valizim de büyük mü büyük. İskandinavya gezimden kalan yün kazaklarla dolu üstelik, hemen hemen hiçbiri işime yaramayacak burada. Otogara varıyorum, inanılmaz! Karmakarışık, sanki, çok daha kozmopolit bir Aksaray'ı yüzlerce otobüsün ve kesişen yolların arasına koymuşlar, üstüne de tuğlaları yığmışlar, otogar olmuş. İlk İsrail izlenimlerim şaşırtıyor beni, benim şaşkınlığımdan mı yoksa sadece dil sorunundan mı bilmiyorum, yarım saati buluyor o otogarda binmeme gereken otobüsü bulmak, sonra neredeyse bir o kadar da durakta bekliyorum.

Otobüste yanımda oturan ince, uzun çocuk, yüzümde zavallı bir ifade asılı kalmış olacak ki yardıma ihtiyacım olup olmadığını soruyor çok net bir İngilizceyle. Ani kocaman bir gülümseme ve sorularımla şaşırtıyorum onu. Aynı durakta ineceğimizi, bahsettiğim hostelin zaten evine beş dakika yürüyüş mesafesinde olduğunu söylüyor, hostele kadar da geliyor benimle. Ama hostel doluymuş. Yakınlardaki bir başka hostele yönlendiriliyorum. Maor da-İsrail'deki ilk arkadaşım'ın adı bu- geliyor benimle onun da elinde bir başka koca bavul ama benimki gibi kazaklarla değil renkli toplar ve labutlarla dolu bavulu. Maor bir jonglör.

Sonunda yerleşiyorum "Old Jaffa Hostel"e. İlk gittiğimiz hostelden çok daha küçük ama sımsıcak bir yer. Keyfim yine fazlasıyla yerine geliyor. Üstelik Maor'un Avusturya'dan iki misafiri varmış evinde, bugün son geceleriymiş ve yemek hazırlamışlar ona, "İstersen sen de gel yemeğe çok memnun olurlar" diyor. Ben reddetsem bile midemin beni dinlemeden Maor'un peşine takılıp gitmesinden korkuyorum. "Kabul" diyorum. Devasa bir biber dolmasını mideye indirip, biraz hoşbeş edip gece yarısı yorgun argın hostelime dönüyorum.

Bu iletiyi değerlendirin:
Bir Prag Gezisinin Olmazsa Olmazları
İsrail 2 (Yafo/Tel Aviv)

İlgili İletiler

  • Hiçbir yorum bulunamadı

Misafir olarak yorum gönder

Ekler

Location

Share:
0