4 minutes reading time (819 words)

Geceyle Gündüzün Birbirine Karıştığı Şehir: Bangkok

geceyle-gunduzun-birbirine-karistigi-sehir-bangkok-tayland-gez-gonlunce.jpg

Bir kadın, iki erkek. Bir İngiliz, iki Türk. Sadece karar verdik hızlıca. Evet, gidiyoruz. Nereye? Tayland'a. Her şeyi çok planlı yaşamaya alışkın ben, bu defa plansızım. Tarihi belirledik ve uçak biletlerimizi aldık. İstanbul'dan Dubai aktarmalı Bangkok. Cebimizde gerçekten çok az para var ama bu dönemde gitmek, kendimizi ve yeni bir ülkeyi keşfetmek, en güzel karar.

Tahmini kalış süremize göre günlük bütçe oluşturuyoruz kendimize. Hadi bakalım, başka hangi yöntemler paklayacak bizi? "Couchsurfing" Kanepe sörfü diye bir web sitesinden bahsetmişti arkadaşım, aynı gezgin ruhu paylaşan insanların birbirini evlerinde konuk ettiği güzel bir paylaşım ortamı. Bu fikre bayıldık ve ilk olumlu cevabımızı aldık. Bangkok'ta yaşayan Amerikalı biri bizi misafir etmeyi kabul etti.

ilk-tai-yemeklerimiz-ev-sahibimizden-bangkok-tayland-gez-gonlunce.jpg

16 Kasım 2010. Tayland'daki ilk günümüz. İşte Bangkok! Uzun, yorucu, heyecanlı bir yolculuğun ardından, taksi ile Scott'ın evine gidiyoruz. Scott bir Tai kızı Bee ve 1 yaşındaki oğlu Tailek ile yaşıyor. Bee bize ilk Tai yemeklerimizi yapıyor elleriyle, Pakta Pamuu (etli bir yemek), Pak Pak Bun (Sebzeli), Toodman Boa (Köfte benzeri), Kausovey (bir çeşit pilav).

Yemek yerken evin bizden başka sörfçüleri de olduğunu öğreniyoruz. Kapıdan üzerinde saç sakal birbirine karışmış bir çocuk "Michael" ve sevgilisi "Maya" oldukça rahat tavırlarla içeri giriyorlar. İlk hoş geldiniz şoku Michael'in üzerindeki "ÇARŞI" tişörtü oluyor. Meğer Polonyalı çift 8 aydır yollardaymışlar, onun Türkiye hatırası tişörtü bizi neşelendiriyor. İşte yolda olmak, görmek, keşfetmek, tatmak, hissetmek, en güzel duygu bu, oradakilerle paylaştığımız.

Sabah evden çıkıp taksiye binmek için biraz yürüyoruz. Bunu niye yaptık bilmiyorum, oysa etraf taksi dolu. İlk günün şaşkınlığı ve kafamızdaki şartlanmadan olsa gerek. "Taksiciyle pazarlık yapmamız gerekiyor!" Çünkü burada tüm işler pazarlıkla yürüyor. Taksiciye derdimizi anlatıyoruz. Grand Palace ve Wat Khan Poe'ya gidiyoruz. Wat'a (tapınak) gideceğimiz için uzun kollu ve uzun pantolon giymemiz gerektiğini biliyorum ve öyle giyiniyorum. Nedense Engin ve Matt'i uyarmıyorum. Bayan olarak ben kapandım ya gerisi önemli değil; ben ve memleket alışkanlıklarım :) Neyse taksiden indiğimiz gibi hemen bu Wat'a giremeyeceğimiz gerçeğiyle karşılaşıyoruz. Tabii ki Engin ve Matt'in giyimi uygun değil. Bizi "TUKTUK"la (3 tekerlekli yerel motosiklet) başka yerlere götürmeye razı ediyorlar. Başımıza geleceklerden haberdar bu yorucu deneyimi kabul ediyoruz. Çünkü tuktukların taksi gibi ulaştırma hizmetinden çok, size bazı dükkanlara götürerek, oralardan aldıkları komisyonlarla para kazandıklarını biliyoruz.

trafik-tam-bir-karmasa-ve-tuktuklar-her-yerde-bangkok-tayland-gez-gonlunce.jpg

Her yerde tapınak, her yer çok ihtişamlı. Önce 32 m. yüksekliğindeki "Büyük Buda" heykelini görmeye gidiyoruz. Sonra bir TAT deneyimi ve bir tane daha. Tat'lar turizm bilgi ofisi diye geçer ama aslında turizm acenteleri gibi çalışarak size tur satmaya çalışırlar, tuktuk şoförü de bu işten payına düşeni alır.

her-yer-birbirinden-farkli-buda-heykelleri-olan-tapinaklarla-dolu-bangkok-tayland-gez-gonlunce.jpg

tapinaklara-bagis-yapmak-da-ibadetin-parcasi-bangkok-tayland-gez-gonlunce.jpg

buyuk-buda-bangkok-tayland-gez-gonlunce.jpg

buyuk-budanin-ayaklari-bangkok-tayland-gez-gonlunce.jpg

Ardından "Golden Mount"a gidiyoruz. Burası 80 m. yüksekliğinde yapay bir dağ. Etrafını çevreleyen basamaklarla tepeye doğru yükselirken, yan taraflarda da çiçekler ve yeşillikler arasında küçük buda heykelleri görüyoruz. Tepeye yaklaşırken sağ tarafımızda sıra sıra çanlar bizi bekliyor. İçeride ne tarafa baksanız altın sarısı, büyüklü küçüklü, farklı pozisyonlardaki buda heykelleri çiçeklerle bezenmiş durumda. Yukarı devam edip, tekrar dışarı çıkıyoruz, tepede büyük çan şeklinde bir kule, yapıyı daha da ihtişamlı kılıyor. Etrafa baktığımız da ise Bangkok önümüze seriliyor.

golden-mount-ta-canlar-bangkok-tayland-gez-gonlunce.jpg

golden-mount-dan-bangkok-manzarasi-bangkok-tayland-gez-gonlunce.jpg

golden-mount-un-icinde-sadece-ufak-bir-kose-bangkok-tayland-gez-gonlunce.jpg

golden-mount-bangkok-tayland-gez-gonlunce.jpg

Zaman nasıl geçiyor anlamıyoruz. Tuktukçu, hangi yöne dönsek bambaşka güzelliklerle bezenmiş, bu kocaman alanı gezmek için bize on dakika vermişti. Tuktuk'a yaklaşık bir saat sonra dönüyoruz. Tuktukçu'nun hala bizi bekliyor olmasına şaşırıyoruz. Özür olarak, onun için başka dükkanlara gitmeyi kabul ediyoruz. Sonuçta, kişi başı 5 THB'a (Baht, Tayland'ın para birimi) anlaştığımız Tuktukçu için hiç alışveriş yapmadık, hayalindeki komisyonu alamadı ve biz de ne hissetmeliyiz bilmiyoruz. 3-4 saatlik yolculuğumuz için sadece 20 Baht (~1 TL) uzatıyor üstünü almıyoruz!!!

Grand Palace yakınlarında tuktuktan inince, Bangkok'un içinden geçen Chao Phraya nehrinin kenarına yürüyüp kendimize yiyecek bir şeyler arıyoruz. Karar vermek kolay olmuyor, burada her şey çok farklı.

kizarmis-muz-yiyebilirsiniz-bangkok-tayland-gez-gonlunce.jpg

isterseniz-bocek-de-olur-bangkok-tayland-gez-gonlunce.jpg

ama-ben-balik-pilav-salata-ile-mutluyum-bangkok-tayland-gez-gonlunce.jpg

Buradan taksi ile Khoa San Road'a geçiyoruz, güzel bir yürüyüş, kalabalık bir sokak. Etrafta pek çok hostel ve tabii ki pek çok turist var. Tayland'ın olmazsa olmazı masaj salonları, aslında pek çok noktada sokağa taşmış durumdalar. En ilginci balıklarla dolu havuzun içine ayaklarını sokarak ölü deriyi balıkların yemesi ile başlayan yöntem. Bir nevi bizim balıklı göl mantığı sanırım. Rengarenk dükkanlar, sokak satıcıları, farklı kokular ve Turkish Kebap.

Eve döndüğümüzde Scott bize dışarı çıkmayı öneriyor, gece saat 23:00 gibi masaja gidiyoruz. Hayatımın en tembel 2 saati! 2 saat nasıl geçer diye düşünüyorum içeri girerken, zannettiğim gibi sıkıcı olmuyor. Ben keyfimin kahyası uzanırken biri beni daha da rahatlatmak için uğraşıyor, ilginç, gerçekten kaslarım gevşedi, çok rahatlatıcı.

masaja-haziriz-bangkok-tayland-gez-gonlunce.jpg

Sonra gece pazarına gidiyoruz. Burası sabaha kadar açık. Gece pazarları daha çok gece çalışanlar için kurulurmuş. Mesela bizim gittiğimiz masaj salonundakiler saat 02:00'da işten çıkıyorlar ve hayat onlar için o saatte başlıyor. Tezgahlar kaldırımların yola yakın kısımlarına kurulmuş ve yol boyu devam ediyor. Sadece giyim, aksesuar, elektronik gibi malzemeler yok, aynı zamanda yiyecek tezgahları da var. Bir yerde oturup yeni tatlar deniyoruz. Yeni tatlar konusunda yol göstericimiz Scott. Yiyecek tezgahları çok fazla, çünkü yerli halk da çoğunlukla dışarıda yemek yemeyi tercih ediyor. Tek sorun, tezgahların yanından geçerken nefesimi tutma ihtiyacım, bu kokular beni öldürüyor.

gece-pazarina-girince-gece-oldugunu-unutuyorsunuz-bangkok-tayland-gez-gonlunce.jpg

masaj-sonrasi-yemek-keyfi-scott-ve-engin-bangkok-tayland-gez-gonlunge.jpg

Kim inanır ki bu sadece bir gündü. Özellikle Bangkok'ta günün her saati yapacak bir şey bulmak mümkün. Burada bir gün bitmeden diğeri başlıyor. Tayland'da yeni günler bizleri bekliyor.

 

Sanatın Başkenti Viyana'da Yemek Molası
Bir Gaziantep Gezisinin Olmazsa Olmazları
 

Yorum (1)

  1. Masum Robot

Bangkok için 2-3 gün yeterli diye duydum Güzel yazı. Kaleminize sağlık

  Ekler
Ekleri görmeye izin yok
 
There are no comments posted here yet

Yorumunuzu bırakın

Posting comment as a guest. Sign up or login to your account.
Ekler (0 / 3)
Share Your Location

Bizi takip edin