4 minutes reading time (721 words)

Delhi 2

Delhi 2

Delhi'nin merkezini Rajiv Chowk denen kocaman bir göbek ve göbeğin etrafındaki mağazalar oluşturuyor. Akla gelen tüm markaları burada bulmak mümkün. Güzelce yemek yiyebileceğiniz çeşit çeşit restorant var. Ayrıca her türlü giyecek ve malzemenin bulunabileceği yeraltı çarşısı Palika Bazaar da burada. Tüm ara sokaklarda turizm ofisleri var. Göbeğin ortasında yer alan ve 8 farklı çıkış kapısı bulunan metro istasyonu her zaman çok kalabalık. New Delhi tren istasyonu da buraya yürüme mesafesinde.

Gelelim tüm Hindistan'da beni en çok etkileyen yapıya: Akshardham Tapınağı. Maalesef içeriye fotoğraf makinesi sokmak yasaktı. Daha güzel fotoğrafları internette arayıp bulun derim, muazzam bir yer. Burası şehrin merkezinden uzakta, metroyla 20 dakika sürüyor. Küçük küçük kubbelerle bezeli büyük bir ana kubbesi olan, çok bakımlı ve palmiyelerle süslü bir bahçesi olan ve duvarları çok başarılı oyma figürlerle kaplı bir tapınak, ihtişamlı bir saraya benziyor. Dışı da içi de ayrı güzel. İçi çok geniş ve ferah, her yer mermer kaplı. Duvarlarda Swaminarayan Bhagwan'ın örnek hayat hikayesini anlatan temsili resimler ve açıklama yazıları var. SwaminarayanTurkey.com sitesi onunla ilgili şunları yazar:

"Bhagwan Swaminarayan'ın hayatı ve çalışması yalnızca Hindistan'ın Gujarat eyaletini etkilememiş, tüm dünyada değişimi etkilemiştir. O zamana kadar kirlenen dini yaşam ve gelenekler temizlenerek Hindu Sanatan Dharma tekrar kuruldu. Yazıları Hindular tarafından alkış ve selamlarla karşılandı. Toplumsal standartları geliştirdi ve en önemlisi insanların doğuştan gelen şehvet, öfke, hırs-tamah, kıskançlık-haset gibi özelliklerini yok etti. Bhagwan Swaminarayan yalnızca bir toplum çalışanı değil, Tanrı'nın insan şekline bürünmüş haliydi. Bhagwan Swaminarayan toplumu basitçe iyileştirmedi. O inançla, erdemle, doğruluk ve dürüstlükle doluydu. Onun yaşamı ve işi kendini anlatır."

b2ap3_thumbnail_delhi-2-akshardham-tapinagi-1.JPG

b2ap3_thumbnail_delhi-2-akshardham-tapinagi-2.JPG

Dışarıda da duvarlar boyunca bazı olayları temsil eden büyük fil figürleri var ama çok sıcakta gittiğim için uzun süre incelemek mümkün olmadı. Yapanın da koruyanın da eline sağlık. Hinduizm'e olan merakım 10 kat arttı ve tapınağın yanındaki dükkandan 3 tane kitap aldım, onun yanındaki restoranda da güzel bir yemek yedim.

b2ap3_thumbnail_delhi-2-yemek.JPG

Delhi denince akla gelen bir diğer yapı da Lotus Tapınağı. Dışı büyük bir nilüfer şeklinde olan çok şık bir bina. Onu çok özel kılan şey ise tüm dinlerde ibadet etmeye olanak vermesi. İçeride hiçbir dine ait bir sembol yok, sadece oturacak banklar, bir bölümde halı ve tavanda uçusan güvercinler var. Görevliler çıt çıkmasına izin vermiyor. Burayı tanımlayacak en uygun sözcük "huzurlu" olur herhalde.

b2ap3_thumbnail_delhi-2-lotus-tapinagi-1.JPG

b2ap3_thumbnail_delhi-2-lotus-tapinagi-2.JPG

b2ap3_thumbnail_delhi-2-lotus-tapinagi-3.JPG

Buradan çıktıktan sonra eve giderken arkadaşımla küçük bir çılgınlık yapıp sokakta 15 rupi'ye (40 kuruş) bir tas yemek ve bir parça ekmek yedik. Sonraki 3 saat boyunca midemizde bir yanma hissettik ama çok gururluyduk. Hindistan'da sokak yemekleri çok çeşitli ve ucuz. Seyyar tezgahlarda her türlü sulu yemek, atıştırmalık, meyve ve içecek bulmak mümkün.

b2ap3_thumbnail_delhi-2-sokak-yemegi.JPG

Delhi Tren İstasyonu ve Hindistan Demiryolları

Çalışacağım proje için başkent Delhi'yi seçmemin en büyük sebebi, tren yollarının merkezinde olması ve Hindistan'ın her yerine trenle yolculuk yapmanın mümkün olmasıydı.

Yeni Delhi'de benim bildiğim 4 tane tren istasyonu var: Yeni Delhi, Eski Delhi, Nizamuddin ve Anand Vihar. Aralarında en büyük, merkezi ve turist ofisine sahip olanı Yeni Delhi istasyonu. İlk gidişimde turist ofisini bulmam yaklaşık 1 saat sürdü çünkü ulaşmak için bir sürü peronu aşmak, koridorlardan geçmek ve üst kata çıkmak gerekiyor. Ama ofisi bulduktan sonra gerisi kolay. İçerisi çok düzenli, girince bir makineden sıra numarası alıyorsunuz. Genellikle çok sıra olmuyor, bekleyenler için yumuşacık deri koltuklar var. Yanyana 6 masada İngilizce bilen görevliler oturuyor. Gitmek istediğiniz şehri ve uygun zaman aralığınızı söylediğinizde bilgisayardan bakarak size uygun trenleri sıralıyorlar. Hatta sınıf seçimi yaparken bazı uyarılarda bulunuyorlar ki sıkıntı çekmeyin. Turistleri genellikle 3AC sınıfına yönlendiriyorlar (AC: Klima).

Sınıflar ise şu şekilde:

1AC, en lüks klimalı sınıf. 2 kişilik bölmeler var, yemek ve temiz nevresim takımı da veriliyor.

2AC, vagonun koridorundan perdeyle ayrılan 4 kişilik bölmelerden oluşuyor. Yine yemek ve nevresim var.

3AC, tüm vagon 3 katlı yataklardan oluşuyor. Klimalar ölümcül bir şiddet ve derecede çalışıyor. Nevresim veriliyor, kimi zaman yemek de oluyor. AC'lerde yataklar kırmızı renkli deri. Camlar ısı farkından buğulanma yaptığı için dışarıyı seyretmek mümkün olmuyor.

Sleeper, klimasız yataklı sınıf. Yine 3 katlı yataklardan oluşuyor, bunların rengi yeşil. Camlar açık, dış tarafta parmaklıklar var. Tavan küçük vantilatörlerle dolu. Dışardan bakınca insanın pek bir binesi gelmiyor açıkçası. Ama yaptığım 2 uzun yolculuktan sonra 3AC'de aşırı çalışan klima yüzünden üşütüp hasta olacağıma Sleeper'da dışarıyı izleyip terleyerek gitmeye karar verdim. (Çok ucuz olduğunu söylemeye gerek yok herhalde.)

Hindistan'da taksi, otobüs ve tren kullanmış biri olarak, şehirlerarası ulaşımda tren kullanmanın en mantıklı seçim olduğunu gördüm. Tek yapılması gereken gidilecek yerin, günün ve saatin belirlenmesi, gerisini görevliler yardımsever bir biçimde hallediyor zaten.

b2ap3_thumbnail_delhi-2-tren-1.JPG

b2ap3_thumbnail_delhi-2-tren-2.JPG

 

Dharamsala: Tibet’in Büyüsü
Varanasi ve Hindistan Gerçeği

İlgili Yazılar

 

Yorum (0)

There are no comments posted here yet

Yorumunuzu bırakın

Posting comment as a guest. Sign up or login to your account.
Ekler (0 / 3)
Share Your Location

Bizi takip edin