4 minutes reading time (805 words)

Çocukluğumuzun Masal Şehri Bremen’e Yolculuk

masal-sehir-bremen-e-yolculuk-dilek-turan.jpg

Karların henüz erimiş olduğu Mart ayının ortalarında kuzeyin soğuğunu alan Almanya'nın liman kenti Bremen'deyiz. Bremen'e Amsterdam üzerinden birkaç aktarmalı ve tren kaçırmalı :) bir yolculukla varıyoruz. İnternet üzerinden alınan biletler yaklaşık 10 Euro daha hesaplı olmasına rağmen dönüş saatimizi kestiremediğimiz için Amsterdam'a inişte almayı tercih ettik. Gişede 70 Euro'luk bileti indi bindiler ile 50 Euro'ya indirmeyi başaran ve Türk olduğu için daha çok sempatimi kazanan görevli beyefendiye teşekkür bir borçtur.

a1sx2_Thumbnail1_02-masal-sehir-bremen-e-yolculuk.jpg   a1sx2_Thumbnail1_03-masal-sehir-bremen-e-yolculuk.jpg

Gerçekten de soğuğu içimizde hissederek evin yolunu tutuyoruz. Öğlen vakti orada olduğumuz için outlet mağazaların olduğu yerde alışveriş yapmayı tercih ediyoruz. Paskalya öncesi olduğundan özellikle çikolata dükkanlarının müşterisi yoğunlukta. Şekerciler ve çikolata dükkanları kendimi kaydettiğim yerlerin başını çekiyor. :) Çocuk olmaya ne gerek var; ben bu yaşımda da o renkli, kocaman şekerleri gördüğümde ya da paskalya tavşanlarını yediğimde mutlu olabiliyorum.

Bunun dışında bizde neredeyse 2-3 katına satın aldığımız kozmetik ürünlerine denk gelmemden; günlük hayatımızda kullandığımız birçok markanın ürününü çok daha ucuza, hatta komik fiyatlara bavuluma doldurmamla da mutlu oldum. Bu indirimli alışveriş çılgınlığını gözü kapalı olarak ertesi güne de sarkıttık. Durup düşündüğümde bir kıyaslama yaparsam; bizim ülkemizde yapılan sezon indirimlerini ya ben tam olarak yakalayamıyorum ya da gerçekten biz indirim diye şişirme fiyatların aşağıya çekilmesine şahit oluyoruz. O yüzden yaşasın online alışveriş siteleri diyorum. :) Bize Türk lirasıyla ucuz gelen kim bilir Euro kazancına göre ne kadar hesaplı oluyordur.

Gel gelelim masal kahramanlarımız "Bremen Mızıkacıları'na". Fabl üslubundaki masalın kahramanları olan bir eşek, bir köpek, bir kedi ve bir horozun Bremen'e doğru başlayan yol arkadaşlığını anımsarsınız. Müzisyenlik yaparak geçim sağlamayı planlayan dört kafadarı Bremen halkı benimsemiş.

b2ap3_thumbnail_04-bremen-mizikacilari.jpg   b2ap3_thumbnail_05-bremen-mizikacilari.jpg

 

b2ap3_thumbnail_06-bremen-mizikacilari.jpg  

 

Bremen Mızıkacıları'nın kent merkezinde 1953 yılında konumlandırılmış heykeli ve alışveriş merkezlerinde farklı durumlarda sembolik olarak kullanılan heykelleri yer alıyor. Figürlerin mutfak eşyasından hediyelik eşyaya uzanan yaygın bir kullanımı söz konusu. Kent merkezindeki heykelin fotoğrafta da görüldüğü gibi ayaklarına renkli ipler sarılmış ve birkaç kişinin burada dilek dilediğini gördük. Önemli olan içten dilemek değil midir eşeğin ayağı bahane. :) Kent merkezindeki heykeli ilk gördüğümde bu mudur der gibi olsam da biraz düşününce daha farklı ne olabilirdi ki dedim.

Kaynaklarda, II. Dünya savaşı sırasında MarktPlatz, Rathaus ve meydandaki diğer binaların bombalanma tehlikesine karşı zarar görmemesi için cephelerinin söküldüğü, savaş sonrası ise yeniden mevcut hale getirildiği bilgisine yer veriliyor. VIII. yüzyılda piskoposluğun ruhani merkezi ilan edilen Bremen'in şehir merkezi olarak anılan Marktplatz'da yer alan Gotik ve Rönenans üsluptaki yapıların -özellikle gece ışıklandırması ile- masalsı bir havaya büründüğünü belirtmek isterim. Gece yaptığımız gezintiden görsel anlamda çok daha fazla keyif aldım. İyi ki kent yapıları savaşın olumsuz etkilerinden korunmuş da o masalsı meydanda soluklanabildik.

a1sx2_Thumbnail1_07-masal-sehir-bremen-e-yolculuk.jpg   a1sx2_Thumbnail1_08-masal-sehir-bremen-e-yolculuk.jpg

Kısa sürede hemen hakim olabileceğiniz eski kent meydanında Rathaus-Hükümet Binası, ikiz kuleli St. Petri Kilisesi, Roland Heykeli ve Bremen Ticaret Odası "Schüttinger" gibi önemli yapılar gözünüze çarpacaklardan. 2004 yılında eski kent meydanı ve Roland Heykeli Unesco dünya mirası listesine girmiş.

1404 yılında dikilen Şövalye Roland heykeli, 13 metrelik ihtişamlı duruşu ile Bremen şehri için ayrı bir öneme sahip. 5.5 metre yüksekliğindeki heykele ait orijinal baş, II. Dünya Savaşı esnasında kopyası ile değiştirilmiş ve şu an orijinali XI. yüzyılda inşa edilen St. Petri Kilisesi'nin müzesinde yer alıyor.

a1sx2_Thumbnail1_09-masal-sehir-bremen-e-yolculuk.jpg   a1sx2_Thumbnail1_10-masal-sehir-bremen-e-yolculuk-roland-heykeli.jpg

Kentin geniş müze yelpazesinden ilgi alanımıza uygun seçenekler çıkacağını düşündüğümden belki de yeşil alan ve parklarında bir sabah yürüyüşü yapmak ve Weser Nehri'nde tekne gezisi yapmak için yeniden ziyaret etmeye değer bir kent olduğunu düşünüyorum. Kim bilir Werder Bremen'in turistik bir taraftarı olarak stadta yerimi de alabilirim. :)

Çokça bahsedilen deniz ürünleriyle de buluşmak için can atıyordum. Bu tavsiyelere alternatif olarak Bremen'e yaklaşık 1 saat uzaklığındaki Hannover'deki Serengeti Hayvanat Bahçesi de listemizde yer alıyordu ancak beklenmeyen soğuk sebebiyle açılış tarihi ötelenmiş ve gezme fırsatımız olmadı. :( Kent merkezine çok da uzak olmayan bir başka hayvanat bahçesinde ise beyaz kutup ayısını ellerinizle beslemeniz mümkün.

Ulaşım yaygın tramvay hattıyla oldukça kolaylaşmış. Yürümek isterseniz de butik kafeler, el ürünleriyle donatılmış minik dükkanlar ile belki de yorgunluğunuzu atıp birkaç kadeh içip sohbet edebileceğiniz sıcak mekanlar size eşlik edecek. 1922-1931 yıları arası inşa edilen Art-Noveau tarzındaki el sanatlarının öne çıktığı ünlü sokak Böttcherstrasse'ye uğramadan gelmeyin derim. Daracık sokakta kırmızı tuğlalı dış cephelerin dikkat çektiği albenisi yüksek vitrinlerde her zevke göre ürünler satışa sunulmuş. Size bu sokağı anımsatacak içerisinde daha çok dükkanı barındıran Schnoor'da ise -ilginize göre değişebilir olsa da- göreceğiniz binlerce minik ürün arasında kaybolup saatlerinizi geçirebileceğinizi düşünüyorum. En azından sempatik, minik ve hoş dekorasyonlu restoran veya kafelerinde birkaç yudum bir şeyler içmeye değer. Sokağa verilen "Schnoor" ismi ise dar yol üzerindeki XVII. ve XVIII. yüzyıldan kalma eski yapıların bir ipe dizili incilere benzetilmesinden gelmektedir.

a1sx2_Thumbnail1_11-masal-sehir-bremen-e-yolculuk.jpg   a1sx2_Thumbnail1_12-masal-sehir-bremen-e-yolculuk.jpg
a1sx2_Thumbnail1_13-masal-sehir-bremen-e-yolculuk.jpg   a1sx2_Thumbnail1_14-masal-sehir-bremen-e-yolculuk.jpg

Türk nüfusun özellikle de yiyecek üzerine işletmeciler arasında çok olduğunu gözlemledik. Geniş ve düzgün otobanların yanından ayrılan yollar ile karşınıza çıkan müstakil evlerin sıralanışı size tıpkı bir kasabaya varmış izlenimi veriyor.

Ve eve dönüş vakti geldiğinde Bremen bizi lapa lapa yağan karla uğurluyor. Yaklaşık üç saat süren uçak yolculuğumuzdan sonra 17 derecelere varan sıcacık İstanbul'a varmak başka bir keyif oldu bizim için.

Yeni keşiflerde görüşmek üzere,

Vizesiz Gidilebilen Ülkeler Listesi 2013
Amsterdam’da Kısa Soluklu Bir Latin Gecesi
 

Yorum (0)

There are no comments posted here yet

Yorumunuzu bırakın

Posting comment as a guest. Sign up or login to your account.
Ekler (0 / 3)
Share Your Location

Bizi takip edin