4 minutes reading time (765 words)

Beyrut'ta Son Akşam Yemeği :)

Takvimler 2011 yılı ve Eylül ayını gösteriyor.
Yer: Lübnan - Al Sultan Brahim

Minet el-Hosn, Downtown, Beirut

İşte Lübnan'ın en gözde restoranındayız, "Al-Sultan Brahim". Aynalarla dekore edilmiş ve oldukça serinletilmiş mekanın içindeyiz. Bu serinliğin sebebi daha sonra anlaşıyor ki yemek sonrası kafaları dumanlayan nargilelerden. Sade tasarımın hakim olduğu mekanda lezzetlerin konuşacağından eminiz.

Uygun olduğu gösterilen yere doğru adımlarımız hızlanıyor. Ekibimiz ufak ama yüklendikleri çokça, neşemiz yerinde.

Başlangıç için getirilen çerezlerle açlığımızı bir nebze bastırıyoruz. Ardından sırayla mezeler diziliyor soframıza.

Ortasında zeytinyağına gömülmüş haşlanmış nohutlarla süslenen humus, közlenmiş patlıcan salatası, surumi (yengeç eti salatası), fattoush olarak da adlandırdıkları zahter, sumak ve limonla tatlandırılmış meşhur Akdeniz salataları, maydanoz salatası (Bizim yediğimizde ince bulgur var mıydı hatırlamıyorum ama eğer varsa "tabbule" olarak adlandırılıyormuş.) salatalık, havuç, biberin yanı sıra can eriğinin bile olduğu turşu tabağı, zeytin, kalamar salatası vb.

Bunların yanı sıra -sofradakilere eşlik olarak yakıştıramadığımız- patates kızartması geliyor. Tabaklar, servisler, çatal sesleri, kollar birbirine karışıyor. Hepimiz huşu içinde afiyetteyiz.

Sıcacık tombik pidelerimize sürdüğümüz katıkların lezzetiyle dudaklardan "hımmm ımmm" sesleri dökülüyor. En çok da tahinli, süzme yoğurtlu*, yer fıstıklı ve maydanozlu meze beğeni topluyor. Diğer çeşitleri kendi yemek kültürümüzden de az çok biliyoruz. Bir yandan tıpkı resimlerdeki gibi acıyı çağrıştıran yemyeşil renkteki biberler, minik turplar, yeşil soğan ve göbek salata eklenirken bir yandan da kibbe (içli köfte) ile deniz mahsullü sigara börekleri ara sıcak olarak soframızı renklendiriyor.

*Önceki yemek menülerinde de gördüğümüz üzere süzme yoğurt ikramlarda sıkça kullanılıyor. Hatta sabah kahvaltısında bile tercih edildiğini gördük. Nane ve üçgen çift katlı lavaş ekmekleri ile pek lezzetli oluyor doğrusu.

a1sx2_Thumbnail1_haslanmis-nohutlarla-suslenen-humus-beyrut-lubnan-yemek-gez-gonlunce.jpg a1sx2_Thumbnail1_aperatifler-beyrut-lubnan-yemek-gez-gonlunce.jpg

Sohbet ilerlerken jumbo karidesler konuveriyor soframıza. Gittikçe arkasından daha güzel çeşitlerin geldiği akşam yemeğimiz iyice keyifleniyor. Gelen sosu çok beğenmediğimiz için kendi ağız tadımıza göre sarımsak ve zeytinyağı istiyoruz. Derdimizi çok anlatamadığımızı düşünüyoruz şişede getirilen zeytinyağını görünce. Çok geçmeden minik servis kaplarındaki beyaz köpükler yerini alıyor. Hepimiz bu ne acaba derken tadına bakınca sarımsak olduğunu anlıyoruz. Sarımsakla zeytinyağının mikserle çırpılarak oluşturulduğu bu lezzet, üzerine zeytinyağı gezdirilmiş karideslere o kadar çok yakıştı ki. Adeta bitmesin diye yavaş yavaş yedik.

Sağlığımıza kalkan kadehlerin kiminde meşhur Lübnan içkisi arak var. Orta büyüklükteki şirin bardaklarda ikram edilen, içimi yumuşak bu rakı muadili içki -alkol oranı daha yüksek- üzümden yapıldığı için ağızda hafif tatlı bir aroma bırakıyor. Şişeyi araklamak niyetindeyiz. :)

Minik bir ara vererek sohbete ağırlık veriyoruz. Biraz da sözle doyalım değil mi? Arayı çok fazla uzatmadan balıkla buluşuyoruz. Yanında yufka benzeri ekmeklerin kızartması. Her ne kadar kıtır kıtır yemesi zevkli olsa da oldukça yağ çekmiş vaziyetteler. Yememeyi tercih ediyorum. Balık için getirilen tahin de minik sos kaplarında limonlara eşlik ediyor. Balıklardan üç beş derken artık limiti doldurduğumuzu düşünüyorum. Karınlarda bir şişkinlik...

Oturduğumuz ilk dakikalardan itibaren yemeğin her aşamasından başka keyif aldık diyebilirim. Gözümüz diğer masaların etrafında dolanmaktan geri kalmıyor. Müşteri profiline göz gezdiriyoruz. Kolunda altın saati olan :) genç adamlarla bakımları yerinde genç kızlar gözümüze çarpıyor. Kiminin elinde telefon bir şeyler paylaşıyor, kimi ise nargileyle dertleşiyor... Garsonlar müşterilerin isteklerine cevap verebilmek için ivedi hareketler içerisinde. 

Arka masada bir hareketlilik olduğunu gözlemliyoruz. Tatlılar ve meyvalar geliyor. Masa tam düzenine kavuştuktan sonra davet ediliyoruz. Biz zahmet vermiş olmamak için yerimizden kıpırdamak istemesek de buyur ediliyoruz. Burada adet böyleymiş demek ki. Beyaz örtüler üzerinde adana karpuzlarıyla yarışır kıpkırmızı karpuzlar, tam kavuniçi diyebileceğimiz renkte dilim dilim kavunlar ve çavuş üzümleri tabaklara itina ile konulmuş.

a1sx2_Thumbnail1_baliklar-beyrut-lubnan-yemek-gez-gonlunce.jpg a1sx2_Thumbnail1_puskevit-beyrut-lubnan-yemek-gez-gonlunce.jpg

Aralarda çeşitli tatlılar ve oldukça kıvamlı lokum ile servis edilen yuvarlak bisküviler yer alıyor. Bisküvinin arasına koyduğumuz lokum adeta bisküvi şeklini alarak yayılıyor ve püskevit tabirini hatırlayarak parmaklar arasında fotoğraf karelerinde yerini alıyor.

Derken şalvarvari süslü pantalonu ile dolaşan garson gözümüze çarpıyor ve ikramını bekliyoruz. Bir nevi mırrayı anımsatan ancak daha sulu olan aromatik tatları içinde barındıran kahveden yudumluyoruz. Kakule ile tatlandırılmış olabilir. Neredeyse tüm yemeklerinde karşılaştığımız sumak, zahter ve limonla dengeli mayhoşluk kahvede de hakim. Masayı yemek isteyip de yiyemediklerimizle bırakıyoruz. Paket yapıp arkadaşlara mı götürseydik. :)

Bu keyfin bedeli içki dahil 55 dolar, içkisiz 50 dolar olarak görüşülse de suyu da içecekten saymalarına karşılık garsonu gülümseyerek karşılıyoruz. Ödemelerimizi yaptıktan sonra saatin epey ilerlemiş olduğunu fark ediyoruz.

Blues dinlemek için yola koyuluyor, sokakları arşınlıyoruz. Khatam Al Ambiya camisinin önünde sahne kurulmuş ve Depeche Mode çalıyor. Gece saat 12'ye yaklaşmakta olmasına rağmen fark edilebilir bir kalabalık müziğe kendini kaptırmış. Çok yakın olduğu söylenen Beyrut gençlerinin özellikle hafta sonları yoğunlaştıkları barlar sokağına henüz varamadık. Sağ gösterip solu tarif edenler, buradan düz yürüdünüz mü solda diyip geçiştirenler... Barlar sokağını bilen bilmeyen herkese sorduk. Caddeler geçtik; cam tasarım atölyelerinin önünde dakikalar geçirdik. Hava hafif, ılık...

Ve en sonunda mekana varıyoruz. Merakımızı gidermek için bakınsak da duman bulutu içerisinde iki şarkıdan fazlasına dayanamayıp kendimizi dışarı atıyoruz ve taksi çevirip rüyalar ülkesine gitmek için otele çeviriyoruz rotamızı.

Yeni keşiflerde görüşmek üzere, 

Viyana'da Dans Zamanı
Sanata Doyulan Başkent - Viyana'dan İzlenimler

İlgili Yazılar

 

Yorum (0)

There are no comments posted here yet

Yorumunuzu bırakın

Posting comment as a guest. Sign up or login to your account.
Ekler (0 / 3)
Share Your Location

Bizi takip edin