1 minute reading time (296 words)

Ayasofya

ayasofya-istanbul.jpg

Ayasofya gelmiş geçmiş en büyük Bizans İmparatoru olan Justinian'ın İstanbul'a bir armağanı. Justinian (Latin: "Justinianus") saltanatı süresince imparatorluğu eski ihtişamlı günlerine döndürmek için çalışmış bir hükümdar. Tarihi Roma İmparatorluğunun kaybedilmiş birçok toprağını tekrar fethediyor. Bu hükümdar aynı zamanda Hristiyanlığı da devlet dini olarak benimsiyor.

Her büyük hükümdar gibi o da kendi inancını ve gücünü dünyaya gösterecek muhteşem bir yapı inşa ettirmek ister; bu öyle bir yapı olacaktı ki İstanbul'u (o zaman ki adıyla "Constantinople"u) Hristiyan dünyanın merkezi, Yeni Kudüs'ü yapacaktı. Böylece imparatorluğundaki en parlak 2 beyni bu iş için görevlendirir; fizikçi Isidore ve matematikçi Anthemius.

Bu iki bilim adamı mimar, Justinian'ın emrini yerine getirmek için işe koyulurlar; daha önce gerçekleştirilmemiş bir şeye kalkışacaklardır. Şöyle ki... Ayasofya'ya gelinceye kadar çoğu ilk kiliseler bazilika veya dikdörtgen formundaydı. Belki bu nedenden dolayı bazilika veya dikdörtgen formun Hristiyanlığın ruhaniliğini sembolize ettiği düşünülüyordu, yuvarlak formun ise sekülerizmi... Justinian seküler devlet gücünü sembolize eden yuvarlak kubbeyi Hristiyan kilisenin kare temeline oturtmak istedi. Bu aynı zamanda dünyanın gördüğü en büyük kubbeli yapı olacaktı.

Isidore ve Anthemius bu görevi başarabilmek için mimariye daha önce uygulanmamış bir dizi icat ve çözüm getirirler. Yuvarlak kubbeyi kare zemine oturtmak için devasa kemerlerin arasında pandantifler kullanmak veya kubbedeki basıncı azaltmak için pencereler açmak gibi mesela...

6 yıl geçer ve sonunda muhteşem Ayasofya tamamlanır. Yıl 537. Bu dünyanın o güne kadar gördüğü en büyük katedraldir (1000 yıl boyunca da öyle kalacaktır). Bizans'ın kasası da boşalmıştır bu arada. Fakat Justinian dünyanın en mutlu insanıdır; Ayasofya'nın tamamlandığı gün Kudüs'teki büyük tapınağı inşa eden peygamber kralı yâd ederek, "Süleyman," der "seni geçtim!"

***

Ayasofya bu yıl, 2013'ün Aralık ayında, 1477 yaşına basacak. Dile kolay diyecektim ama dile bile kolay değil ki; 1477 yıl! Geçen asırları, yaşanan savaşları, yıkıcı depremleri düşünüyorum ve bu yapının sanki hiçbir şey umurunda değilmiş gibi vakarlı, muhteşem duruşuna hayran kalıyorum.

 

Yerebatan Sarnıcı
Ve Son

İlgili Yazılar

 

Yorum (0)

There are no comments posted here yet

Yorumunuzu bırakın

Posting comment as a guest. Sign up or login to your account.
Ekler (0 / 3)
Share Your Location

Bizi takip edin