2 minutes reading time (405 words)

Amsterdam’da Kısa Soluklu Bir Latin Gecesi

amsterdam-latin-dans-gecesi.jpg

Kışın soğuğuna aldırmadan Mart ayında rotamızı lale ülkesinin başkenti Amsterdam'a çevirdik. Hafta sonu gezi planlarımıza uyum sağlarsak en az bir dans gecesine gideceğiz dedik ve Pazar günü de bu keyfe vardık. Şubat ayında Amsterdam'da gerçekleşen festivali düşünerek oldukça geniş bir dans çevresi olduğunu düşünmüştük ancak araştırma yaptığımızda 3-5 dans mekanı ve okulu ile karşılaştık. Pazar akşamı için otelimizin yakınındaki mekanı hedef aldık. Ancak gecenin 18:00-21:00 arasında olduğunu öğrenince aklımızda soru işaretleri oluşmadı değil.

Amstel tren istasyonu yakınlarındaki otelimize 10 dk. yürüme mesafesindeki "Grand Cafe" isimli mekanın yolunu tuttuk. Aldığımız tariflerle 10 dakikalık yolu yarım saate çıkarmış olduk ama yanımıza kâr kalan kanallar şehrinde romantik bir akşam yürüyüşü oldu.

Adres sorduğumuz çoğu kişinin mekandan ve dans gecesinden bir haber olması bize acaba dedirtse de gittiğimize değdi doğrusu. Sokak lambaları ile aydınlatılmış geniş boş caddelerde adımlarımız birbirini takip ederken adres sormak için girdiğimiz köşedeki loş bardaki kalın sesli zenci kadın ve 50'lerindeki -büyük ihtimalle barın sahibesi- sarışın barmen ile duman altı ufacık mekanın girişindeki kumar makinesi sesi bize film setindeymişiz gibi hissettirdi. Bir de şu kanalın yanından sola, bu kanalın sağından diye tarif etmediler mi... Zaten her kanal yolu bizim için aynıydı. :)

Bu düşüncelerle ilerlerken müzik sesleri gelmeye başladı ve bu kadar yoldan sonra bir nevi sanrı galiba dedik. :) Mekana koşuşumuzu ve sabırsızlığımızı görmeliydiniz.

amsterdam-latin-dans-gecesi-mekan.jpg

Mekanın giriş ücreti 7 Euro olsa da anca 8'de varabildiğimiz için gecenin sahibesi olduğunu düşündüğümüz güler yüzlü bayan sayesinde 5 Euro ödeyerek indirimli girişi sağladık.

Cam giydirme dış cephe, mekanı oldukça ferah kılmış. İçeride neredeyse her milletten insanın dans ettiğini gördük. Belki de yaş ortalamasının yüksek olmasından Pazar günü haydi arkadaşlarla bir şeyler yapalım mı diyen izleyici bay ve bayanlar olduğunu gözlemledim.

amsterdam-latin-dans-gecesi-dans-edenler.jpg

Saatlerce dans etmiş gibi zevk aldığımız mekandan ayrılmak hiç istemedik desem yeridir. Bachata, Zouk, Salsa hatta Rueda... Müzik seçimleri ve ses sistemi, mekanın ferah oluşu, ayağıma hiç basılmamış olması :) gibi faktörler bir daha yine burada dans edebiliriz dedirtti. Mekanla ilgili tek sıkıntı ise partneriniz olmazsa basic dans etmekle yetinmeniz gerekebilir. Yine de güleç ve pozitif bir yaklaşımda olmaları müziğe odaklanarak keyif almanıza sebep oluyor diyebilirim.

Çıkarken de tüm misafirlerini ayrı ayrı selamlayıp hatta üçer kere öpmeleri onların minik bir dans ailesi olduğu izlenimini verdi. Bizleri de ayırmayıp sohbet etmekten geri kalmadılar. En merak ettikleri ise nereli olduğumuzdu. "İkiniz de mi Türksünüz?" şeklindeki şaşkınlıkları gözümün önünden gitmiyor. Oysa ki hemen her cafede ya da istasyonda bir Türk çalışanla karşılaşmak bizim için bile normal gelmeye başlamıştı.

Yeni keşiflerde görüşmek üzere,

Çocukluğumuzun Masal Şehri Bremen’e Yolculuk
Baharı Kucaklarken İzmir'in Butik Müzeleri’ndeyiz

İlgili Yazılar

 

Yorum (0)

There are no comments posted here yet

Yorumunuzu bırakın

Posting comment as a guest. Sign up or login to your account.
Ekler (0 / 3)
Share Your Location

Bizi takip edin