3 minutes reading time (678 words)

Akdeniz’in Çizmesinden Geriye Kalan İzlenimler

italya-izlenimleri-roma-dilek-turan-1.jpg

İtalya'da gezinirken bir türlü bastıramadığımız susuzluk ve akabinde yorgun düşmemizle öğrendiğim ilk şey gezi için Haziran'ın ilk haftasını geçirmemek gerekiyormuş. Nemle birlikte hissedilen sıcaklık ensenizde gezinirken kaçacak bir yer arıyor insan. 

Roma'nın antik dokunun-yerleşimin bozulmamış bir şekilde yaşama dahil olmasıyla; Floransa'nın sokak aralarındaki enerjisi bitmeyen kutlamaları ve büyük küçük kafe-restoranları ile; Venedik'in ise yaklaşık yarım saatlik gondol keyfi ile yaşam boyunca bir kere de olsa görülmeye ve tecrübe etmeye değer olduğunu düşünüyorum.

Roma'da hemen hemen her yeri -acele etmeyecek kadar bol vaktiniz varsa- yürüyerek gezmeniz mümkün. Elinizde mutlaka düzgün bir harita olmasını öneririm ki adres sorduğumuzda genellikle bizi başka başka yerlere gönderdiler. Harita alsak da bu talihsizlikten kurtaramadık kendimizi o da ayrı. :) Hem İngilizce bilenlerin az olmasından doğru kişilere denk gelemedik hem de sanırım yer-yön konusunda çok başarılı değiller. Metro ve otobüsle merkeze geldikten sonra dünyadaki sayılı tarihi eserleri yakından görme fırsatınız olacak. Gece ışıklandırmasının da başarılı olduğunu eklemek isterim. Ve turistik gezilerinin olmazsa olmazlarından alışverişe gelince mümkünse Napoli'yi tercih edin. Aynı magneti 1 Euro'ya almanız mümkün. Değilse de pazarlık kültürü gelişmiş. Rakamları yuvarlar ve biraz da ısrarcı olursanız eder fiyatına veriyorlar. Deri çanta ve ayakkabıya gözünüz doyacak diyebilirim.

italya-izlenimleri-floransa-dilek-turan-2.jpg

Floransa'da gün bitmek bilmese ya da gece başlasa da güneş doğmasa hiç. Şehrin etrafını romantizm kaplamış sanki. Belki de nehir kenarlarında içeceklerini almış keyif yapan çiftler böyle düşünmeme sebep oldu. Sanki bir şeyleri kaçıracakmışım gibi uyumak istemediğim nadir yerlerden birisi oldu. Roma ve Venedik'e kıyasla bir başka havası, özgünlüğü var bu kentin. Dar sokaklara dizilmiş küçük küçük barlarda şaraplar yudumlanırken şen kahkahaların yükseldiğini gördük. Her şeyden önce akşamüzeri olduğunda evlere çekilip susan değil yaşayan bir şehir. Meydanlarda gösteriler, müzik sesleri... Bu şehre yeniden gelmek için öncelikli sebeplerim arasında Ufizzi Müzesi'ni ziyaret etmek istemem geliyor. Tabiî ki sevdiğimle birlikte olursa da tadından yenmez. :)

italya-izlenimleri-venedik-dilek-turan-3.jpg

Venedik'te yoğun turist kafilelerinin olmasıyla paralel bizim işporto diye tabir ettiğimiz tezgahlarla, hemen hemen her yeri kaplayan turistik alışverişe yönelik dükkanların çoğunlukta olması bıkkınlık veriyor. Yaklaşık 150 Euro'dan başlayan fiyatlar ile gondol gezileri yapılmasına rağmen etrafta ara sıra esen rüzgarla duyduğunuz nahoş koku kanalların temizliğine özen gösterilmediğini gösteriyor. Oteller bölgesinin merkezden uzak olması akşamüzerleri otel çevresinde olabileceklerle yetinmenizi gerektiriyor. Mask almak isterseniz ucuz diye Çin malı ürünlere kaçmayın da özellikle kağıttan yapılanları tercih edin derim. Bir de paraya kıyarsanız çok hoş masklar satın alabilirsiniz. 9-10 Euro'dan başlayan 200 Euro'lara varan fiyat aralığı var. San Marco Meydanı'na kont ve konteslerin indiği hayal gücünü zorlayan masklarla renklenmiş festival zamanı, bu kente ziyarette bulunmayı isterdim. O zaman Venedik hayalimdeki Venedik olurdu eminim ki. Ve check-in yaparken cam kenarı istemeyi unutmayın çünkü balık şeklindeki Venedik yukarıdan çok güzel görünüyor. :)

a1sx2_Thumbnail1_italya-izlenimleri-dilek-turan-4.jpg   a1sx2_Thumbnail1_italya-izlenimleri-dilek-turan-5.jpg

Ağırlıklı olarak kendi mutfaklarına yer veren restoranlar yer alıyor. Pizza ve makarna sevmiyorsanız işiniz zor. Bir de kesme dilim pizzaları da hiç tavsiye etmem. Fast food zincirlerinin neredeyse hiçbiri yok. Çok nadir olarak merkezlerde Mc Donalds ve Subway ile karşılaşabilirsiniz. Bozuk para bulundurmanız tavsiye olunur ki matiklerden 2buçuk-3buçuk Euro'luk suları 0.80 cent'e alabilesiniz. Ufak hesap gibi gelse de geri dönüp baktığımda 50 Euro'ya yakın su parası verdiğimi gördüm. Çeşme buldunuz mu kaçırmayın, içilebiliyor. :) Şaraplarını nasıl içiverdik de bitirdik anlamadık bile. Bir dipnot olarak, Floransa'da küllük istediğimizde bize sokağı göstererek kocaman küllük işte demesi ve arkadaşımızın külleri ve izmariti yere öylece atıvermesi şaşkınlık yarattı. Rahatsızlık veren neme rağmen insanların iç mekanlarda rahatlıkla :) vakit geçirebilmesine de anlam veremedim. Çocuklu aile yok denecek kadar az olmakla birlikte sıklıkla genç bayan ve beylere rastladık. Son derece şık giyim tarzları olduğunu da eklemek gerekir. :)

b2ap3_thumbnail_italya-izlenimleri-dilek-turan-6.jpg   b2ap3_thumbnail_italya-izlenimleri-dilek-turan-7.jpg

Gezi bittiğinde sadece Roma, Floransa ve Venedik ile sınırlı olmayacak başka başka seyahatlerin de gerekli olduğu kanısına vardım. Merkezlerde turistlerin yoğunlukta olduğu yerler dışında da o kadar keşfedilmeyi bekleyen güzergahları barındırıyormuş ki aklım İtalya'da kaldı desem yeridir. Tez zamanda yeniden gitmek kısmet olur inşallah. Unutmadan söylemem gereken şey ise dondurma sevmeyen arkadaşımız bile birkaç kere "gelato" dediyse düşünün seven birinin halini. :) Hepsi birbirinden lezzetli, özellikle fırsat bulursanız ödüllü lezzet için San Gimignano'yo gitmenizi tavsiye ederim. Ha bir de İtalya ile özdeşleşmiş bir içecek olan limoncello ya da meloncellolar da hoşunuza gidebilir. Tabi rengarenk ve şekil şekil makarnaları da unutmayalım. :)

Yeni keşiflerde görüşmek üzere,

Avrupa Birliği’nin Yeni Gözdesi Başkent Zagreb’e D...
Mai Tai Lounge Kiev ile İlk Tanışma

İlgili Yazılar

 

Yorum (0)

There are no comments posted here yet

Yorumunuzu bırakın

Posting comment as a guest. Sign up or login to your account.
Ekler (0 / 3)
Share Your Location

Bizi takip edin